Leapers türkçesi Leapers nedir

  • İyi sıçrayan oyuncu.
  • Hoplayıp zıplayan kimse.
  • Zıplayan kimse veya şey.
  • Atlayıcı.
  • Fırlatıcı.
  • Sıçrayıcı.
  • Sıçrayan kimse veya şey.

Leapers ingilizcede ne demek, Leapers nerede nasıl kullanılır?

Leaper : Sıçrayan kimse veya şey. İyi sıçrayan oyuncu. Sıçramacı. Sıçrayıcı. Zıplayan kimse veya şey. Atlayıcı. Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi. Hoplayıp zıplayan kimse. Fırlatıcı.

Leaped : Atlamak. Üzerinden atlamak. Atılmak. Zıplamak. Sekmek. Sıçrayan. Sıçramış. Sıçramak. Hoplamak.

Outleaped : Önüne çıkmak. İleri doğru zıplamak. Önüne atlamak.

Overleaped : Atlamak. Yok saymak. Dikkate almamak. Gözardı etmek. Üzerinden atlamak. Çok ileri gitmek.

Leap at : Atlamak. Zıplamak. Havada kapmak. Sıçramak. Bayıla bayıla kabul etmek. Hazır olmak. Üzerine atlamak.

Leap : Sıçrayış. Üzerinden atlamak. Niceliksel değişmelerin bir toplumsal olgunun eski niteliklerinde değişikliklere yol açıp yeni bir nitelik ortaya çıkardığı köklü değişiklik aşaması. Atlama. Atlamak. Atılım. Atılmak. Fırlamak. Hoplamak.

One small step for man one giant leap for mankind : .

A leap in the dark : Riskli girişim. Cüretli atak. Körü körüne işe atılma. Karanlıkta atılan adım. Tehlikeli hamle. Sonucundan emin olunmayan girişim. Körü körüne atılma.

 

Leapfrogging : Uzun eşek oynama. Birdirbir oynama. Birdirbirde ebenin üzerinden atlama. Birdirbir oynamak. Birdirbirde ebenin üzerinden atlamak.

Leap in the dark : Tehlikeli girişim. Sonu belirsiz atılım. Tehlikeli iş. Sonu belirsiz iş. Riskli girişim.

İngilizce Leapers Türkçe anlamı, Leapers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leapers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Superior : Kibirli. Üst (rütbe). Daha kuvvetli. Üstün. Yüksek. Üstün kimse. Üstteki. İlgisiz. Satırın üstüne basılmış.

Resolution : Çözülme. Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği. Ayırma duyarlılığı. Kararlılık. İltihabın iyileşmesi. Çözüm. Azim. Teklif. Bir mikroskobun örnekteki çok yakın iki noktayı birbirinden ayırt edebilme gücü. çözme gücü. Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük.

Somebody : Kimse. Birisi. Biri. Şahsiyet. Kimisi. Önemli birisi. Önemli kimse. Bazısı. Bir kimse.

Torchbearer : Kampanya veya hareket lideri. Meşale tutan kimse. Meşale taşıyıcı. Işık tutan kimse.

Jumper : Bebek önlüğü. Kazak (kadın için). Süveter. Matkap. Bağlantı köprüsü. Örgü bluz. Kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Bluz ya da kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Hırka.

Caller : Oyunu yöneten kimse. Kısa ziyaretçi. Telefon eden kimse. Çağıran. Kısa ziyaret yapan kimse. Uğrayan kimse. Arayan. Alısünle arayan kimse. Misafir. Ziyaretçi.

 

Imam : İmam.

Charter : (ayrıcalık) tanımak. Patent. Uçak kiralamak. Kiralamak. Kiralamak (uçak veya gemi vb'ni). Vermek (patent). Tanımak (ayrıcalık). Beyanname. Berat vermek. Patent vermek.

Specification : Tarifname. Şartname. Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen gerçek veya tüzel kişilerin düzenlediği ve işi yapan ile yaptıranın üstlendikleri koşulları belirleyen resmi belge. Belirleme. Tayin. Belirtme. Tarif name. Ayrıntılarıyla belirtme. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Beyanname.

Hopperings : Tahıl ambarı. Doldurma hunisi. Çamur ve çöp mavnası. Bunker. Dansçı. Besleme hunisi. Besleme gözü. Sıçrayan şey. Hoper.

Leapers synonyms : pol, military leader, fugleman, higher up, presiding officer, galvaniser, choragus, patent of invention, political leader, role model, right of first publication, puppet leader, point man, misleader, ubermensch, religious leader, political program, piece of writing, puppet ruler, legal instrument, civic leader, written document, strike leader, civil leader, political platform, pied piper, point woman, nationalist leader, declaration, mortal, article, commander, lawgiver.

Leapers zıt anlamlı kelimeler, Leapers kelime anlamı

Employee : Memur. Personel. İşçi. Görevli. Eleman. Adam. Çalışan. Hizmetli. Müstahdem.

Follower : Peyk. Ahşap başlık. Kuyruk. Hizmetli. Taraftar. Havari. Baskıcı. Mürit. Takipçi. Yandaş.

Inferior : Alt. Aşağı derecede olan şey. Alt veya aşağı anlamında. Ast olan kimse. İnferiyor. Alt, alt taraf. Bayağı. İkinci derecede. Ast rütbede.