Leaper türkçesi Leaper nedir

  • Sıçramacı.
  • Hoplayıp zıplayan kimse.
  • İyi sıçrayan oyuncu.
  • Fırlatıcı.
  • Atlayıcı.
  • Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi.
  • Sıçrayıcı.
  • Sıçrayan kimse veya şey.
  • Zıplayan kimse veya şey.

Leaper ingilizcede ne demek, Leaper nerede nasıl kullanılır?

Leapers : İyi sıçrayan oyuncu. Sıçrayıcı. Sıçrayan kimse veya şey. Hoplayıp zıplayan kimse. Fırlatıcı. Atlayıcı. Zıplayan kimse veya şey.

Leaped : Zıplamak. Sekmek. Üzerinden atlamak. Atılmak. Sıçramak. Atlamak. Hoplamak. Sıçrayan. Sıçramış.

Outleaped : Önüne atlamak. Önüne çıkmak. İleri doğru zıplamak.

Overleaped : Gözardı etmek. Yok saymak. Dikkate almamak. Çok ileri gitmek. Üzerinden atlamak. Atlamak.

Leap at : Sıçramak. Üzerine atlamak. Zıplamak. Bayıla bayıla kabul etmek. Hazır olmak. Havada kapmak. Atlamak.

Quantum leap : Kuantum sıçraması. Önemli bir atılım.

Leapfrogging : Uzun eşek oynama. Birdirbir oynama. Birdirbir oynamak. Birdirbirde ebenin üzerinden atlama. Birdirbirde ebenin üzerinden atlamak.

One small step for man one giant leap for mankind : .

Leap year : Bir yılın yaklaşık 365 gün 6 saat olması nedeniyle, dört yılda bir yinelenerek şubat ayının 29 gün çektiği yıllara verilen ad. Olağan yıllardan 1 gün daha uzun olan 366 günlük yıl. böyle bir yılda şubat ayı 29 gün çeker. Eküyil. Artık yıl. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Artıkyıl. Ekliyıl. Dört yılda bir gelen ve 366 gün olan yıl. Artık sene. Kebise sene.

 

Leapfrog : Birdirbir oyunu.

İngilizce Leaper Türkçe anlamı, Leaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Projector : Işıldak. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Proje sahibi. Planlamacı. Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Projektör. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Gösterici. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Bounder : Kaba adam. Aşağılık kimse. Sütü bozuk adam.

Projectors : Proje sahibi. Planlamacı. Sinema makinesi. Projektörler. Film makinesi. Projektör.

Hurlers : Atan kimse. Savuran. Fırlatan.

Hurler : Savuran. Fırlatan. Atan kimse.

Hopper : Silo. Bunker. Tahıl ambarı. Besleme gözü. Hoper. Doldurma hunisi. Besleme hunisi. Çamur ve çöp mavnası. Sıçrayan şey. Dansçı.

Launcher : Atıcı. Roket fırlatıcı. Başlatıcı. Sapan. Fırlatma rampası. Mancınık. Suya indirici. Firlatıcı. Katapult.

Projectile : Kurşun. Projektil. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. Roket. Fırlatılan. Mermi. İtici. Atılan cisim. Atma.

 

Vaulters : Sıçrayan. Atlayan.

Leaper synonyms : jummer, jumpers, hoppers, projectiles, vaulter, jumper, leapers, plunger, hopperings, launchers.

Leaper ingilizce tanımı, definition of Leaper

Leaper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of hooked instrument for untwisting old cordage. One who, or that which, leaps.