Bounder türkçesi Bounder nedir

  • Aşağılık kimse.
  • Kaba adam.
  • Sütü bozuk adam.

Bounder ingilizcede ne demek, Bounder nerede nasıl kullanılır?

Bounders : Sütü bozuk adam. Aşağılık kimse. Sınır işaretleri.

Bounded : Sınırlı. Sınırlandırılmış. Sınırlandırmış.

Bounded asymmetric loss function : Sınırlı bakışımsız kayıp fonksiyonu.

Bounded below : Alttan sınırlı.

Bounded function : Sınırlı fonksiyon.

Bounded input bounded output system : Sınırlı çıktılı dizge. Sınırlı girdili sınırlı çıktılı sistem.

Bounded rationality : Sınırlı rasyonellik. Sınırlı akılcılık.

Boundedness : Bağımlılık. Sınırlı olma. Sınırlılık.

Function bounded below : Alttan sınırlı fonksiyon.

Bounded sequence : Sınırlı dizi.

İngilizce Bounder Türkçe anlamı, Bounder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bounder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blackguard : Terbiyesiz. Alçak. Küfürbaz. Alçak herif. Küfretmek. İt. Sövüp saymak. Hain. Hergele. Edepsiz kimse.

Louse : Giysi biti. Böcekler (ınsecta) sınıfının, bitier (siphunculata) takımından, insan başının derisi üzerinde yaşayan, sirke denilen yumurtalarını saçların üzerine dizen bir eklem bacaklı türü. Baş biti. Kehle. Kıl biti. Bit. İşe yaramaz adam. Bitler takımına bağlı böceklerin genel adı. (yarımkanatlılar, kınkanatlılar ve eşkanatlıların birçoğu, ısırıcı bitler takımı türlerininse tümü için için yine bit terimi kullanılır. bk. köpek biti, buydaybiti, yaprakbiti, bitler, baş biti, giyim biti, kasık biti v.b.).

 

Hound : Av köpeği. İzlemek. Tahrik etmek. Tazı. Hastası. Peşini bırakmamak. Tazı ile ava gitmek. İz sürmek. Kışkırtmak. Takip etmek.

Boors : Zonta. Beceriksiz. Hırt. Ayı (argo terim). Kaba kimse. Kaba. Hödük. Ayı. Yontulmamış tip. Maganda.

Caitiff : Aşağılık. Bayağı. Alçak kimse. Alçak. Alçak adam. Korkak.

Cads : Bilgisayar destekli tasarım. Bdt. Ahlaksız kimse. Kişi. Cad. Terbiyesiz ve kaba adam. Aşağılık herif. Kanada doları. Kimse.

Leaper : Sıçramacı. Fırlatıcı. Hoplayıp zıplayan kimse. Sıçrayıcı. Sıçrayan kimse veya şey. Atlayıcı. Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi. İyi sıçrayan oyuncu. Zıplayan kimse veya şey.

Bounders : Sınır işaretleri.

Caitiffs : Alçak kimse. Korkak. Bayağı. Alçak. Aşağılık.

Puke : İstifra etmek. İstifrağ etmek. Kusmuk. Çıkartmak. Kusarak çıkarmak. Kusma. Kusturmak. Kusmak.

Bounder synonyms : perisher, boor, caveman, clowned, no good, scoundrel, chuff, nidering, dastards, backwoodsmen, dropkicks, churls, backwoodsman, chuffs, cavemen, churl, dropkick, dastard, cad, jerk, villain, clown, heel, jumper, dog, louses, clowns.

Bounder ingilizce tanımı, definition of Bounder

Bounder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A boundary. One who, or that which, limits.