Hound türkçesi Hound nedir
- Tazı ile ava gitmek.
- Tahrik etmek.
- Takip etmek.
- Av köpeği.
- Kışkırtmak.
- Peşini bırakmamak.
- Tazı.
- Hastası.
- İz sürmek.
- İzlemek.
Hound ile ilgili cümleler
English: Basset hounds are gentle dogs.
Turkish: Basset tazıları kibar köpeklerdir.
English: He runs with the hare and hunts with the hounds.
Turkish: O, tavşana kaç, tazıya tut diyor.
English: They ran into the garden to save themselves from those blood-thirsty hounds.
Turkish: Şu kana susamış köpeklerden kendilerini korumak için onlar bahçeye koştular.
English: Why is Ali hounding me?
Turkish: Ali neden beni izliyor?
English: I went to a sale with my mother yesterday and kept hounding her to buy me a dress.
Turkish: Dün, annemle birlikte indirimli satışa gittim ve bana bir elbise alması için onu kışkırtmayı sürdürdüm.
Hound ingilizcede ne demek, Hound nerede nasıl kullanılır?
Afghan hound myelopathy : Afgan tazılarının miyelopatisi. Genç afgan tazılarında, arka bacaklarda eş güdüm bozukluğu, halsizlik, arka bacaklarda felç ve omurilikte bakışımlı miyelin erimesi sonucu omurilikte renk kaybı, yumuşama veya kavitasyonla belirgin kalıtsal hastalık.
Afghan hound : Sina yarımadasından köken alan, sonraları afganistan'ın dağlık bölgelerinde av köpeği olarak geliştirilmiş, tarihi çok eski, yüzyıllarca saflığını korumuş, görünüşü güçlü, vakur ve soylu, gözleri üçgenimsi, siyah veya altın renginde, kulakları başın iki yanına sarkık, uzun ve ipeksi tüylerle kaplı, kuyruğunun ucu halka şeklinde, tüyleri zengin, sırt bölgesinde kısa ve karakteristik olarak başının tepesinde küme halinde toplanmış, rengi genelde beyaz, açık kahve ve siyah, çevik ve olağanüstü zıplama yeteneğine sahip, görme ve üstün koşma yeteneğinden dolayı iyi bir av köpeği özelliğinde, günümüzde sevimli güzelliği nedeniyle avı sevenlere eşlik eden lüks bir süs kopeği haline gelen, köpek yarışmalarındaki başarıları dolayısıyla en popüler köpekler arasında yer alan köpek ırkı. Afgan av köpeği. Afgan tazısı.
African lion hound : Afrika aslan avcısı. Rodezya ridgeback köpeği.
Basset hound : Fransadan köken alan, soyu bloodhound köpeklerinden gelen ve oldukça eski bir ırk olan, tilki, tavşan ve sülün avlamada kullanılmış, kulakları uzun bacakları kısa, alçak yapılı, derisi üstünde bol duran ve kafasında katmanlaşan, kulakları kadife gibi yumuşak, çok uzun ve katlı, dudakları sarkık, bakışları üzgün görünümlü ve gözlerindeki ifade yumuşak, duyma yetenekleri mükemmel fakat refleksleri biraz zayıf, avları korkutup kaçırmayan, düşünerek hareket eden, hareketleri dikkatli, kürkü kısa, sert tüylü ve parlak, rengi genelde beyaz üzerine kestane rengi veya kum rengi lekeli, tatlı, nazik, sadık, barışçıl ve iyi huylu, av köpeği ve eşlik köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Basset tazısı.
Blood hound : Kan tazısı. Belçikadan köken alan, tarihi bin yıl kadar eskilere dayanan, iri yapılı, yüzünün uzun ve sarkıl oluşu nedeniyle hüzünlü bir ifade sergileyen, kulakları sarkık, derisi kırışık, sırtı ve omuzları güçlü, kuyruğunu zarif bir orak biçiminde sırt çizgisinin üzerinde taşıyan, gözleri içe gömülü, rengi siyah, bronz veya kızıl, tüyleri kısa ve sert, yumuşak huylu olsa da itaat eğitiminde sorunlar yaşayan, avını öldürmektense yakaladığında dikkatle muhafaza eden, av hayvanlarının, kayıp kişilerin ve suçluların izlerinin sürülmesinde ve insanlara eşlik etmek için yetiştirilen köpek ırkı, flaman tazısı.
Gaze hound : Avı işaret eden köpek. Kurbanını kokusunu alarak değil de gözlemleyerek kovalayan ve avlayan tazı. Av köpeği.
Irish wolf hound : İrlanda kurt tazısı. İrlandadan köken alan, kurt tazısı familyasından gelen, tarihi çok eski, kurt avında ve savaşlarda kullanılmış, dünya üzerindeki en uzun boylu köpeklerden biri olan, yapılı ve kaslı, yapısının büyüklüğüne rağmen hareketleri rahat ve etkin, tüy yapısı kaba ve sert, rengi genellikle gri olmakla birlikte, grinin dışında kızıl, kahverengi, siyah veya beyaz olabilen, güç ve zarafeti yansıtan bir görünüme sahip, yumuşak huylu, sabırlı, nazik ve çok zeki, eğitimi pek çok ırka göre kolay, özellikle av amaçlı yetiştirilen köpek ırkı.
Deer hound : İskoç tazısı.
Walker hound : Tazı yürüyüşü.
Hounded : Kışkırtmak. Tazı ile ava gitmek. Takip etmek. İzlemek. İz sürmek. Tahrik etmek. Tazı. Hastası. Av köpeği. Peşini bırakmamak.
İngilizce Hound Türkçe anlamı, Hound eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Afghan : Afgan. (tığ veya şişle örülmüş) el örgüsü battaniye. Bir çeşit yün atkı veya battaniye. Afganistan ile ilgili. Afganca. Afganistanlı. Afganlı.
Follow up : Sürdürmek. İzleme. İzinde olmak. Faydalanmak. Sonuna kadar götürmek. Kovalamak. İzle.
Wolfhound : Kurt köpeği.
Courser : Avcı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, koşargiller (cursoriidae) familyasından, 23 cm kadar uzunlukta, kuzey afrika ve batı asya'da yaşayan bir tür. Çöl koşarı. Süvari atı.
Tagged : Kafiye bulmak. Etiketlenmiş. İsimlik takmak. Etiketlemek. Kırkmak (koyun). Kovalamak. İşaretlenmiş. Birleştirmek. Peşinden koşturmak.
Chases : Avlamak. Av. Kovmak. İz sürme. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Oluk. Yiv. Kovalamak. Peşinde olmak.
Antagonizing : Karşı çıkmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak.
Sleuthed : Detektiflik yapmak. İzi sürülmüş. Takip edilmiş.
Bounder : Kaba adam. Sütü bozuk adam. Aşağılık kimse.
Beagles : Casus.
Hound synonyms : bluetick, redbone, gazelle hound, weimaraner, plott hound, perisher, hound dog, scottish deerhound, otterhound, otter hound, ibizan podenco, ibizan hound, boarhound, drail, draghound, trail, agitates, ensue, gun dog, disturbs, sleuthhound, chase, elkhound, chased, bloodhound, spoor, harrier, chase after, hunting dog, blackguard, follow hard after, egg, sleuth.
Hound ingilizce tanımı, definition of Hound
Hound kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To set on the chase. To incite to pursuit. As, to hounda dog at a hare. A variety of the domestic dog, usually having large, drooping ears, esp. one which hunts game by scent, as the foxhound, bloodhound, deerhound, but also used for various breeds of fleet hunting dogs, as the greyhound, boarhound, etc. To hound on pursuers.

Bu kısımda Hound kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hound ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hound anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hound ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.