Learns türkçesi Learns nedir

Learns ile ilgili cümleler

English: A good newspaper reporter takes advantage of what he learns from any source, even the "little bird told him so" type of source.
Turkish: İyi bir gazete muhabiri herhangi bir kaynaktan öğrendiklerinden, hatta "küçük kuş ona öyle söyledi" türü kaynaktan bile yararlanır.

English: By using Tatoeba one learns languages.
Turkish: Bir insan Tatoeba'yı kullanarak dil öğrenir.

English: Ali learns pretty fast.
Turkish: Ali oldukça hızlı öğrenir.

English: Everybody learns their own language and never make any effort to learn even one word of other languages.
Turkish: Herkes kendi dilini öğrenir ve asla diğer dillerden bir tek sözcük bile öğrenmek için herhangi bir çaba harcamaz.

English: He always learns things.
Turkish: O her zaman öğrenir.

Learns ingilizcede ne demek, Learns nerede nasıl kullanılır?

Relearns : Yeniden öğrenmek.

Unlearns : Öğrendiğini unutmak. Unutmak. Bırakmak. Vazgeçmek.

Learn by example : Örnekten öğren.

Learn by heart : Ezberlemek. Ezberden öğrenmek. Ezbere öğrenmek. Yutmak. Bellemek.

Learn by rote : Tekrarlaya tekrarlaya ezberlemek. Papağan gibi ezberlemek. Ezberlemek.

Learnedly : Eğitimli gibi. Bilgili bir şekilde. Okumuş bir şekilde. Tahsil yaparak. Eğitimli bir şekilde. Öğrenimli gibi.

 

Learnable : Öğrenilmesi mümkün olan. Öğrenilebilir.

Learn : Öğrenmek.

Eager to learn : Öğrenmeye istekli. Eğitilmeye çok istekli. Öğrenmeye hevesli. Öğrenme heveslisi.

Learned rock fish : Yazılı hani. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hanigiller (serranidae) familyasından 20-30 cm kadar uzunlukta, er dişi, türkiye denizlerinde yaşayan, eti lezzetli bir tür.

İngilizce Learns Türkçe anlamı, Learns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Learns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch up : Kapıp kaçmak. Bilgilendirmek. Büyülemek. Seviyesine ulaşmak. Yakala. Yakalamak. Geri kalmamak. Donatmak. Etkilemek. Aynı düzeye getirmek.

Keep track : Kayıt tutmak (geçmiş olaylar veya eylemler hakkında olduğu gibi). Haberdar olmak. Kayıt tutmak. Kaydını tutmak.

Acquaint oneself with : Aşinalık peyda etmek. Tanıma. Muttali olmak. Haberdar olmak. Bilgi edinmek. Tanımak.

Get into : Girmek. Giyinmek. Giymek. -e sokmak. Alışmak. -e girmek. (giysi) giymek. Bir olaya karışmak. Uyum sağlamak.

Acquaint oneself with something : Bilgilenmek.

Get to know : Tanımak.

Study : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Araştırmak. Çalışmanın yapısı, yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dahil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü. Etüt etmek. Çalışmak (ders). İrdelemek. Çalışmak. Gözetmek. Araştırma.

 

Elicited : Aydınlığa çıkartılmış. Meydana çıkarmak. Tepki göstermek. Çıkarmak. Aydınlatmak. Sağlanmış (bilgi, cevap). Temin edilmiş. Tepkiye neden olmak.

Assimilate : Özümsenmek. Benzetmek. Benzemek. Hazmetmek. Özümlemek. Sindirmek. Asimile etmek. Benimsenmek. Benimsemek. Özümsemek.

Catch : Sıkışmak. Edinmek (alışkanlık). Görmek. Maruz kalmak. Aldatmaca. Enselemek. Avlamak. Cezbetmek. Yakalanan şeyin miktarı. Yanmaya başlamak.

Learns synonyms : get a line, get word, get the goods, see, getting wind of, hear, wise up, absorb, witness, get wind, elicits, acquaint oneself, ingest, take in, find out, hit the books, hears, have news from, ascertaining, discover, acquire, eliciting, come to know, relearn, ascertain, learnt, ascertains, pick up, elicit, find, get acquainted, larn, trip up.

Learns zıt anlamlı kelimeler, Learns kelime anlamı

Unscholarly : Okumamış. Bilgisiz.

Break even : Ne kar ne zarar etmek. Kar ve zararı eşit olmak. Ancak masrafını karşılamak. Başa baş gelmek. Karı zararını kapatmak.

Lose : Geri kalmak. Kaybolmak. Azıtmak. Zayi etmek. Mağlup olmak. Kaçırmak. Şaşırmak. Heba etmek. Kaybetmek. Kazanamamak.