Keep track türkçesi Keep track nedir

  • Kaydını tutmak.
  • Haberdar olmak.
  • Haber almak.
  • Kayıt tutmak.
  • Kayıt tutmak (geçmiş olaylar veya eylemler hakkında olduğu gibi).

Keep track ile ilgili cümleler

English: Keep track of everything that looks promising.
Turkish: Umut verici görünen her şeyi takip edin.

English: I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Turkish: Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.

English: I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Turkish: AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.

English: Ali asked me to keep track of Mary.
Turkish: Ali Mary'yi takip etmemi istedi.

Keep track ingilizcede ne demek, Keep track nerede nasıl kullanılır?

Keep : Tutmak. İşletmek (otel vb). Bakmak. Yiyecek. İlerlemek. Bakım. Konumunda tutmak. İç kale. Yerine getirmek. Geçim.

Track : Şarkı. Takip etmek. İzini takibetmek. İz. Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Yol. Yarış pisti. Kaydırmalı çekim. Gevşek yüzeyli toprakta çalışan araçların, birbirine oynakla bağlı parçalardan oluşan, zincire benzer yürüyüş takımı. Ray döşemek.

Keep track of : Teması kesmemek. Aklında tutmak. Takip etmek. Dikkat etmek. İzini kaybetmemek. Göz kulak olmak. İzlemek. Görüşmeye devam etmek.

 

Keep a close watch : Gözetim altında tutmak. Yakından takip etmek. Yanında durmak. Dikkatli izlemek.

Keep a close watch on : Sürekli izlemek. Yakından izlemek. Gözetim altında tutmak. Sıkı bir gözetim altında tutmak.

Keep a cool head : Kendine hakim olmak. Sakin kalmak. Soğukkanlı olmak. Sakin olmak. Kontrolünü kaybetmemek. Panik yapmamak.

İngilizce Keep track Türkçe anlamı, Keep track eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep track ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come to know : Duymak. Öğrenmek.

Getting wind of : Duymak. Kokusunu hissetmek. Kulağına gelmek. Bilgi almak. Sezmek. Kokusunu almak. -i öğrenmek.

Be informed : Bilgiye sahip olmak. Haberdar edilmek. Bilgi edinmek. Bilgi almak. Bildirilmek. Tebellüğ etmek.

Learns : Öğrenmek.

Be in the swim : Yeralmak. Katılmak. Yer almak. Faal bir hayat sürmek. Faal bir sosyal hayatı olmak. Haberi olmak.

Become aware of : Farkına varmak. Farketmiş olmak. Farketmek.

Keep an account of : Çetelesini tutmak. Not etmek. Kaydetmek. Hesabını tutmak. Kaydını yapmak.

Have news from : Bilgi almak.

Keep track synonyms : be informed about, be aware of something, hears, larn, be aware of, acquaint oneself with, be hip to, be up on, get wind of, be on to, hear from, be out of the swim, be cognizant of, journalize, keep a record, hearsing, hear, become aware of something, learnt, keep, journalizing, journalise, journalized, get wind.