Come to know türkçesi Come to know nedir

Come to know ile ilgili cümleler

English: How did you come to know her?
Turkish: Nasıl oldu da onu tanıdın?

English: I've come to know Tom quite well.
Turkish: Tom'u oldukça iyi tanımaya geldim.

English: When and where did you come to know her?
Turkish: Onu tanımak için ne zaman ve nereye geldin?

Come to know ingilizcede ne demek, Come to know nerede nasıl kullanılır?

To : E. Kala. -mek -mak (mastar). İle. Arasında. E doğru. -e kadar. Kadar. Göre. İla.

Know : Anlamak. Başından geçmek. Yaşamak. Tatmak. Bilmek. Görmek. Ayırt etmek. Seçmek. Haberdar olmak. Tanımak.

Come to : Gelmek. Payına düşmek. Varmak. Tutmak. Kalmak. İlgili olmak. Ulaşmak. İyileşmek. Kendine gelmek. Ayılmak.

Come to a bad end : Sonu kötü gelmek. Sonu kötü olmak. Kötü sonuçlanmak. Sonu kötü bitmek. Sonu fena olmak.

Come to a dead end : Açmaza girmek. Çıkmaza saplanmak. Çıkmaza girmek.

Come to a mutual understanding : Uzlaşmak.

Come to a dead stop : Tamamen durmak. Aniden durmak.

Come to a sticky end : Bok yoluna gitmek.

Come to a head : Son haddine varmak. Dönüm noktasına varmak. Baş vermek. Olgunlaşmak. Sona ermek. Doruk noktasına ulaşmak. Dönüm çekidine gelmek. En yüksek noktaya gelmek. Çıkmak. Dananın kuyruğunu koparmak.

 

Come to a decision : Karara varmak. Adını koymak.

İngilizce Come to know Türkçe anlamı, Come to know eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to know ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquaint oneself : Tanımak. Bilgilenmek.

Larn : Bilgi edinmek. Uzmanlık kazanmak.

Hear about : Haberi olmak. Haberdar olmak. Haberini almak. Bilmek.

Hear of : Bahsini işitmek. Haberi olmak. Hakkında bilgisi olmak. (adını) duymak. Bilmek.

Get acquainted : Görüşmek. Tanışmak. Bilgili olmak. -e tanıtılmak.

Hear : Mektup almak. Dikkatle dinlemek. Yargılamak. Onaylamak. Dinlemek. İfadesini almak. İşitmek. Dava görmek.

Acquaint oneself with something : Bilgilenmek.

Get wind of : Haberdar olmak. Sezmek. Kokusunu hissetmek. Kokusunu almak. Bilgi almak. -i öğrenmek. Kulağına gelmek.

Get wind : Kulağına dedikodu çalınmak. Haberdar olmak. Kulağına gelmek.

Hear from : (mektup vb ile) haber almak. -den ileti almak.

Come to know synonyms : feels, hearsing, ascertaining, elicits, elicited, getting wind of, acquaint oneself with, be aware of, ascertains, learns, get into, keep track, get to know, sense, learnt, get, have news from, find out, elicit, catch, feel, ascertain, hears, eliciting.