Larn türkçesi Larn nedir

  • Haber almak.
  • Uzmanlık kazanmak.
  • Bilgi edinmek.
  • Öğrenmek.

Larn ingilizcede ne demek, Larn nerede nasıl kullanılır?

Angularness : Sertlik. Kuruluk. Kemikli. Katılık. Bükülmezlik. Eğrilik.

Atrioventricularnode : Av düğüm. Aschoff-tawara düğümü. Atriyoventriküler düğüm. Kalpte, sağ kulakçığın alt kesiminde kulakçıklararası bölmenin karıncıklar arası bölmeye geçiş yerinde yer alan, elektriksel etkinliğin karıncıklara geçmesini sağlayan uyarı üretim merkezi, av düğüm, aschoff-tawara düğümü. kulakçıklardan karıncıklara uyarının iletilmesini sağlar.

Blarney : Pohpohlama. Yağcılık. Övme. Piyaz. Dil dökme. Yağ çekme. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Yağ. Yağ çekmek.

Blarney stone : Öpenlere yağcılık yeteneği veren taş (irl.).

Blarneyed : Övme. Dalkavukluk. Yağ çekmek. Yağ. Yağcılık. Dil dökme. Piyaz. Yaltaklanma. Yaltaklanmak. Yağ çekme.

Lar gibbon : Ak elli jibon. Ak elli gibon. Maymunlar (primates) takımının, uzun kollu maymungiller (hylobatidae) familyasından, boyu 1m' den daha kısa, vücudu kara, el ve ayakları beyaz olan, malaya'da yaşayan bir tür. lar.

Lar : Ev putu (roma). Ev putu.

Larcener : Hırsız.

Globularness : Küre şekli. Küresellik. Yuvarlaklık. Küre biçimi.

Blarneys : Yağcılık. Övme. Yağ çekmek. Yağ çekme. Yaltaklanmak. Yağ. Dil dökme. Piyaz. Yaltaklanma. Dalkavukluk.

 

İngilizce Larn Türkçe anlamı, Larn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Larn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquaint oneself with : Aşinalık peyda etmek. Tanıma. Muttali olmak. Haberdar olmak. Tanımak.

Study : Gözetmek. Çalışmak. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Araştırma. Öğrenim. Okumak. Öğrenimi görmek. Tahsil etmek. İrdelemek. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Catch up : Etkilemek. Yakalamak. Büyülemek. Geri kalmamak. Yakala. Donatmak. Seviyesine ulaşmak. Yetişmek. Kapıp kaçmak. Aynı düzeye getirmek.

Ascertaining : Soruşturmak. Anlamak. Aslını öğrenmek. Aslını anlama. Bulmak. Doğrusunu anlama. Doğrusunu öğrenmek.

Hit the books : (sınava) çok çalışmak. İneklemek. Kitap okuyarak öğrenmek.

Acquaint oneself : Tanımak. Bilgilenmek.

Have news from : Bilgi almak.

Find out : Ortaya çıkarmak. Bulmak. Anlamak. Bulup çıkarmak. İç yüzünü anlamak. Çözmek. Keşfetmek.

Hears : Duymak. İfadesini almak. Mektup almak. Kulak vermek. Dinlemek. Onaylamak. İşitmek. Dava görmek.

Get wind of : Kokusunu hissetmek. Duymak. -i öğrenmek. Kokusunu almak. Bilgi almak. Haberdar olmak. Kulağına gelmek. Sezmek.

Larn synonyms : ascertains, elicit, ascertain, be informed, elicits, get acquainted, get into, learns, elicited, assimilate, hear from, eliciting, keep track, relearn, hear, acquire knowledge, get to know, ingest, acquire, come to know, obtain information, hearsing, getting wind of, take in, learn, absorb, learnt, acquaint oneself with something.