Lentos türkçesi Lentos nedir

Lentos ingilizcede ne demek, Lentos nerede nasıl kullanılır?

Lento : Yavaş. Yavaşça.

Lentoid : Mercek biçimli. Mercimek biçimli. İki dışbükey tarafı ile merceğe benzeyen. Mercek şeklinde olan. Mercimeksi.

Lentor : Tembellik. Gecikme. Yavaşlık.

Lentous : İnatçı. Yapış yapış. Yapışkan. Direngen. Ağdalı. Yapış yapış ve kalın. Azimli. Kolayca gevşetilemeyen. Akışkanlığı az olan. Akmaz.

Allentown : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Pennsylvania'da (abd) bir şehir. Pensilvanya eyaletinde şehir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri.

Lentamente : Çok ağır tempoda (müzik).

Lenticular : Merceksi. Mercimek şeklinde. Merceksel. Mercimek biçiminde. Merceğe ait. Şekli dışbükey merceğe benzeyen. Merceğe ilişkin. Çift dışbükey merceksi. Merceklere ait. Mercekle ilgili.

Lentic : Göl, gölet ve bataklıklardaki durgun su. Lenitik. Durgun. Kirliliğe maruz durgun sular (göl veya havuz veya bataklık vb). Lentik.

Lenticel : Odunlu bitkilerde, kabukta gevşek dizilmiş, hücreler arası alanları fazla, mercek şeklindeki kabarcıkların oluşturduğu, stoma gibi gaz alış verişi ile ilgili yapı. lentisel. Kovucuk.

Lenticula : Mercimekcik. Lentikül. Gözde çıkan kızıl leke. Küçük lens. Mercek, gözde çıkan kızıl leke, çil, mercimekcik. Lentil. Mercek. Çil. Mercekçik.

 

İngilizce Lentos Türkçe anlamı, Lentos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lentos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lintel : Boyunduruk. Üst eşik. Üst pervaz. Üst söve.

Headpieces : Kafa. Şapka lambası projektörü. Miğfer. Süslü yazı başlığı. Başlık. Akıl. Karyola başlığı. Üst kısım.

Headstalls : Dizgin başlığı. Yular. Başlık. Dizgin.

Lingering : Hasretli. Duran. Yavaş ilerleyen. Oyalanma. Geçmeyen. Kalıcı. Ağır ağır kaybolan. Duraksama süresi. Geçmek bilmeyen. Çok yavaş.

Transoms : Kapı boyunduruğu. Kapı üstü penceresi. Travers. Vasistas. Boyunduruk. Aynalık. Kıç yatırması. Çapraz kiriş.

Feebleminded : Kıt akıllı. Aptal. Kuş beyinli. Şapşal. Aklı kıt. Kalın kafalı. Mankafa. Geri zekalı.

Optical device : Görme cihazı.

Object glass : Objektif camı. Objektif.

Condenser : Kondenser. Geri soğutucu. Yoğunlaç. Yoğuşturucu. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt. Bir yalıtkanla ayrılmış, iki iletken üzerinde elektrik yükü biriktiren aygıt. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Kondensör. Uçucu bileşenleri yoğunlaştırıp tekrar sıvı hale dönüştüren cam malzeme.

Camera lens : Alıcı merceği. Kamera merceği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcılarda, aktarılacak konunun görüntüsünü alıcı içinde gerekli yere düşüren mercek. Mercek.

 

Lentos synonyms : crown lens, lentil plant, field lens, lens culinaris, intraocular lens, optical lens, lens system, easy, languid, lense, contact lens, objective, transom, objective lens, optical instrument, graduals, languishing, concave lens, legume, leisurely, converging lens, eyeglass, contact, headstall, ocular, easy does it, anastigmat, object lens, meniscus, lento, fresnel lens, diverging lens, optical condenser.

Lentos zıt anlamlı kelimeler, Lentos kelime anlamı

Lotic : Dere, çay ve akarsuları içine alan akarsu ortamı. Lotik. Hareketli sularda yaşayan veya hareketli sular ile ilgili olan. Akarsu.

Layman : Laik. Bir mesleğin yabancısı. Rahip olmayan kimse. Meslekten olmayan. Ruhban sınıfından olmayan kimse. Meslekten olmayan kimse. Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar. Hukukçu olmayan kimseler. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Laik kimse.