Lintel türkçesi Lintel nedir
- Üst pervaz.
- Üst söve.
- Boyunduruk.
- Lento.
- Üst eşik.
Lintel ingilizcede ne demek, Lintel nerede nasıl kullanılır?
Window lintel : Pencere lentosu.
Lintels : Lento. Üst eşik.
Linter : Pamuk iplikçiği. Pamuk elyafı. Linter. Linter makinesi.
Linters : Linters.
Break into splinters : Parçalarına ayırmak.
Splinted : Bir sabitleyici ile birleştirilmiş (kırılmış bir kemikte). Cebire ile bağlanmış.
Splintering : Parçalamak. Parçalanmak. Yarmak (uzun). Parçalara ayırma. Dağılmak.
Glinted : Kıvılcım saçmak. Parıltı. Parlamak. Işıldamak. Fırlamak. Pırıldamak. Ani parlayan ışık. Parıldamak. Pırıltı. Işıltı.
Splinter party : Partiden ayrılanlar tarafından kurulan parti. Partiden ayrılanlarca kurulan parti.
Splinter : Ufak gruplara bölmek. Paramparça etmek. Paramparça olmak. Ufak gruplara bölünmek. Kıymık. Parçalamak. Dağılmak. Küçük parçalara ayırmak. Yarmak (uzun). Parçalanmak.
İngilizce Lintel Türkçe anlamı, Lintel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lintel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chains : Silsile. Dizi. Zincir. Sınırlama. Ölçme zinciri.
Crowfoot : Payanda. Göz kenarındaki kırışıklıklar. Göz kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklık. Göz kenarı kırışıklıkları. Düğünçiçeği. Tavşan ayağı. Düğün çiçeğigiller (ranunculaceae) familyasından, çok yıllık, otsu, gösterişli sarı çiçekleri olan bir bitki. parlak çiçek.
Header : Bağlantı. Balıklama dalış. Bağ. Bağlantı taşı. Kafa vuruşu. Baş kesme makinesi. Başlıkçı. Başlık. Üstbilgi.
Headlocks : Kafadan tutuş. Güreşte boyunduruk. Boyunduruk (güreş).
Soffit : Kemeralt yüzeyi (yapı). Taban. Kemer. İç yüz. Alt yüz. Balkon veya merdivenin alt yüzü. Alt yüzey.
Lentos : Yavaş.
Beam : Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı. Neşretmek. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık saçmak. Işımak. Parlamak. Işık demeti. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti. Yayın yapmak.
Crowfoots : Düğün çiçeği. Payanda. Göz kırışıklıkları. Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklıklar. Tavşan ayağı. Kazayağı. Göz kenarındaki kırışıklık. Turnaayağı.
Soffits : Kemeralt yüzeyi (yapı). Alt yüzey. Alt yüz. Balkon veya merdivenin alt yüzü. Taban. Kemer. İç yüz.
Lintel synonyms : lintels, cross timber, transoms, transom, headpieces, oppression, pilloried, oxbow, chain, headstall, pillories, headlock, oppressions, headpiece, half nelson, headstalls, oxbows, pillory.
Lintel ingilizce tanımı, definition of Lintel
Lintel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A horizontal member spanning an opening, and carrying the superincumbent weight by means of its strength in resisting crosswise fracture.

Bu kısımda Lintel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lintel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lintel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lintel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.