Lenticel türkçesi Lenticel nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kovucuk.
  • Odunlu bitkilerde, kabukta gevşek dizilmiş, hücreler arası alanları fazla, mercek şeklindeki kabarcıkların oluşturduğu, stoma gibi gaz alış verişi ile ilgili yapı. lentisel.

Lenticel ingilizcede ne demek, Lenticel nerede nasıl kullanılır?

Lentic : Kirliliğe maruz durgun sular (göl veya havuz veya bataklık vb). Göl, gölet ve bataklıklardaki durgun su. Lentik. Lenitik. Durgun.

Lenticonus : Göz merceğinin ön veya genellikle arka yüzünde, koni biçiminde çıkıntılarla belirgin doğuştan veya kazanılmış yapılış bozukluğu. Lentikonüs. Lentikonus.

Lenticula : Gözde çıkan kızıl leke. Çil. Lentil. Mercekçik. Mercek. Lentikül. Mercek, gözde çıkan kızıl leke, çil, mercimekcik. Küçük lens. Mercimekcik.

Lenticular : Mercek biçiminde. Merceklere ait. Merceksi. Mercimek şeklinde. Mercimek biçiminde. Merceksel. Mercekle ilgili. Merceğe ilişkin. Merceğe ait. Şekli dışbükey merceğe benzeyen.

Lenticular cloud : Mercek bulutlar. Merceksel bulut.

Lentil flour : Mercimek unu.

Lenticular screen : Yoğruk üzerine etil selüloz püskürtülerek ufacık merceklerden oluşmuş görünüşü verilen görüntülük. Merceksi ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Merceksi görüntülük.

Lentiform : Mercimek şeklinde.

 

Lentil soup : Mercimek çorbası.

Lentiginous : Desenli. Çilli gibi.

İngilizce Lenticel Türkçe anlamı, Lenticel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lenticel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli.

Pore : İncelemek. Konsantre olmak. İyice düşünmek. Derin düşünmek. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Dalmak. Gözünü dikmek. Por. Biyolojik yapılarda çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki küçük delik, por. Dikkat kesilmek.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Lenticel synonyms : stomate, abambulacral area, acacia, a cells, stoma, abiotic environment, abiotic factor, abductor muscle, abramis zone.

Lenticel ingilizce tanımı, definition of Lenticel

Lenticel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the small, oval, rounded spots upon the stem or branch of a plant, from which the underlying tissues may protrude or roots may issue, either in the air, or more commonly when the stem or branch is covered with water or earth.