Lessening türkçesi Lessening nedir

Lessening ingilizcede ne demek, Lessening nerede nasıl kullanılır?

Lessen : Azaltmak. Ufaltmak. Hafifletmek. Kısmak. Eksilmek. Küçültmek. Küçük düşürmek. Azalmak. Küçülmek. Eksiltmek.

Lessened : Azaltmak. Küçük düşürmek. Azaltılmış. Azalmak. Eksilmek. Küçültmek. Küçültülmüş.

Lessens : Eksiltmek. Azaltmak. Ufaltmak. Hafifletmek. Kısmak. Azalmak. Küçültmek. Küçülmek. Eksilmek. Küçük düşürmek.

Lessee : Kiracı. Kiralama işleminde kiraya konu olan malların kullanım hakkını devralan kişi. Kiralayan. Müstecir.

Lessees : Kiracı. Kiralayan. Kiracılar.

Lesser black back : Kara martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 55-60 cm kadar uzunlukta, sırtı ve kanatları kara, karnı ak, gaga ve ayakları sarı, avrupa ve rusya'da yaşayan bir tür.

Lessepsian species : Lesepsiyen türler. Kızıldeniz’den akdeniz’e veya akdeniz’den kızıldeniz’e göç ederek kendilerine uygun biotoplar bulan, zamanla çoğalıp popülasyonlar oluşturan omurgalı ve omurgasız türler.

Lesser circulation : Küçük kan dolaşımı. Akciğerlerden oksijenin kana alınması, karbondioksitin dışarı atılması amacıyla kanın, kalbin sağ karıncığında turuncus pulmonalis ile akciğerlere gidip venae pulmonales’lerle sol kulakçığa gelmesi, akciğer dolaşımı.

 

Lesser grain borer : Ekinlerden başka, orman ağaçlarıyle tahta ev eşyasına da zarar veren, küçük, kınkanatlı böcek. Ekin kamburbiti.

Lesser celandine : Basur otu. Basurotu.

İngilizce Lessening Türkçe anlamı, Lessening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lessening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispraise : Kötülemek. Küçültmek. Hafifseme. Ayıplamak. Kötüleme. Ayıplama.

Shrinking : Çekme. Büzücü. Küçülme. Daralma. Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma. Büzülür. Çekingen. Ürkek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Büzülme.

Derogations : Küçülme. Bozulma.

Cutbacks : İndirim. Kesme. Kesinti. Katbek. Hikayede geriye dönüş. Düşüş.

Change : Takas etmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişiklik. Tebdil etmek. Para bütünlemek. Bozdurmak. Değiştirmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değişikliğe gitmek. Ufak para.

Depreciations : Değerinden kaybetme. Aşınma payı. Yıpranma payı. Değerini düşürme. Eskime payı. Değer azalması. Amortisman. Değeri düşme.

Dwindling : Küçülme. Azalma. Düşme. Yavaş yavaş kaybolma.

Ax : Balta ile kesmek. Sepetlemek. Kovma. Azaltmak. Kovmak. Kısma. İptal etmek. Balta. İşten kovma.

Attenuations : Söndürme. İnceltme. Cılızlama. Kısma. Hafifletme. Zayıflama. Azalma. Zayıflatma.

 

Lessening synonyms : dwindling away, making smaller, diminishment, diminishments, abridgment, waning, minimisation, shrinkage, modification, dutch auction, sinking, casualty, diminutions, belittling, detraction, attrition, minimization, cutback, dispraised, downsizing, depreciation, axe, dwarfing, adjudications, diminution, shortenings, derogation, alleviations, assuagements, alleviate, contraction, abridgments, abating.

Lessening zıt anlamlı kelimeler, Lessening kelime anlamı

Increase : Üremek. Yükseltmek. Eder artırımı. Büyümek. Artma. Artırmak. Çoğaltmak. Artış. Yükselmek. Zam yapmak.

Waxing : Cilalama. Büyüyen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlenen. Özgür yaşam. Mumla kaplama. Mumlama. Balmumu. Yükselen. İşlemelikten çıkmış bir filmin, çeşitli aygıtlarda kolayca dönmesini sağlamak üzere, iki kenarına ince bir balmumu katı çekme.