Leve nedir, Leve ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üstüne tepsi koymaya yarayan, açılır kapanır ayakları olan bir araç.

Leve tanımı, anlamı

Kapılı levent : Bir vezirin ya da beylerbeyinin kapısında görev yapan levent

Kapısız levent : Buyruğu altında çalıştığı beylerbeyi ya da vezirin görevinden ayrılması üzerine boşta kalan levent.

Kara leventleri : Bir devlet büyüğünün kapısında hizmet gören ya da kapısız kalarak dolaşan atlı asker.

Leveen şantı : Periton-toplardamar şantı.

Leveler : Uçuculuğu ve/veya viskoziteyi ayarlamak amacıyla, reçineli vernik çözeltisine eklenen bir sıvı.

Leventköy : Rize şehrinde, Hemşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Leventler : Erzincan şehri, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Leventpınarı : Erzincan şehrinde, İliç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Leverierit : Formülü Al2O3.2SiO2.nH2O olan , kaoline benzeyen gümüşümsü kahverengi bir kil.

Volume level : Ses şiddetinin düzeyi.

Levendane : Levende yakışır bir biçimde, yakışıklı ve gösterişli bir tarzda.

Levent : Osmanlı donanmasında ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı. Dokuma tezgâhlarında üzerine çözgü ipliği veya ham kumaş sarılan, takılıp çıkarılabilen, ahşap veya metalden yapılmış, makara biçiminde büyük silindir. Boylu boslu, yakışıklı (kimse). Uzun.

 

Leventlik : Levent olma durumu. Levendin görevi.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Açılır : Kapak. (Yalvaç Isparta).

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Koyma : Koymak işi.

Tepsi : Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan. Bu kap biçiminde olan.

Kapan : Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

Diğer dillerde Levant anlamı nedir?

İngilizce'de Levant ne demek ? : levant