Levelers türkçesi Levelers nedir

Levelers ingilizcede ne demek, Levelers nerede nasıl kullanılır?

Land leveler : Arazi tesviye makinesi.

Leveler : Düzleştiren. Düzleyen. Doğrultaç. Eşitlik yanlısı kimse. Eşitlikçi. Düzelteç. Tesviye aleti.

Leveled : Kademe. Düzgünleştirmek. Yöneltmek. Düzeltmek. Nişan almak. Dengelemek. Yıkmak. Düzeçlemek. Amaç olarak seçmek. Yerle bir etmek.

Unleveled : Düzleştirilmemiş. Tesviye edilmemiş. Düzlenmemiş. Düz yapılmayan.

Level adjustment : Düzey ayarı.

Level of analysis : Analiz düzeyi. Analiz seviyesi.

Level meter : Düzeyölçer. Bir hazne içindeki tanecikli maddenin veya sıvının düzeyini belirlemek ya da ölçmek için kullanılan iyonlaştırıcı ışınımlı ölçüm aygıtı. Seviye ölçer.

Level crossing : Karayoluyla demiryolunun ya da iki karayolunun aynı düzeyde kesiştikleri, elle ya da özdevimli bir biçimde açılıp kapatılabilen geçit bk. düzeydeş geçit. Hemzemin geçit. Demiryolu geçidi. Düzey ekseni kesme. Düz geçit. Yer geçidi.

Level headed : Sağgörülü. Mantıklı düşünen. Aklı başında. Mantıklı. Dengeli. Kendi halinde. Sakin. Akılcı.

Level limiter : Sınırlayıcı.

İngilizce Levelers Türkçe anlamı, Levelers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Levelers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radical : Esasi. Esas. Çiftlenmemiş bir elektrona sahip atom veya atom grubu, serbest radikal. Köktenci. Atomik veya moleküler yapılarında bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren ve bu nedenle reaktif özellik taşıyan moleküller, serbest radikal. köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim. Köksel. İfrat. Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi. Kök işareti. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Flatteners : Yassılayıcı. Düz yapan veya düzleştiren şey.

Unloving : Sevmeyen. Sevgisiz. Şefkatsiz.

Egalitarians : Eşitlilik taraftarı. Eşitçi. Siyasal ve sosyal eşitliliğe ait. Siyasal ve sosyal eşitliğe inanan.

Egalitarian : Siyasal ve sosyal eşitliğe inanan. Eşitlilik taraftarı. Siyasal ve sosyal eşitliliğe ait. Eşitçi.

Flattener : Düz yapan veya düzleştiren şey. Yassılayıcı.

Stabilizer : Pekiştirici. Denge kolu. Dengeleme aygıtı. Stabilize eden. Düzenleştirici. Seslendirme aygıtlarında, kuşağın geçtiği yolda bulunup kuşağın düzgün devinimini sağlayan makara. Stabilizör. Dengeleyici. Stabilizatör. Sabitleyici.

Equitable : Adil. Hakkaniyete uygun. Adalet. Adalete uygun. İnsaflı. Haktanır. Adaletli. Tarafsız.

Levelers synonyms : levellers, leveller, equalitarian, evener, air level, leveler, eveners.

Levelers zıt anlamlı kelimeler, Levelers kelime anlamı

Loving : Müşfik. Sevgi gösteren. Aşk dolu. Sevgi dolu. Sevecen. Seven. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. İyilik. Sevme. Şefkatli.

Loved : Aşık. Sevilen. Sevgili.