Radical türkçesi Radical nedir
- Kökten.
- Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3).
- Çiftlenmemiş bir elektrona sahip atom veya atom grubu, serbest radikal.
- Kökçe.
- Kök işareti.
- Köklü.
- İfrat.
- Atomik veya moleküler yapılarında bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren ve bu nedenle reaktif özellik taşıyan moleküller, serbest radikal. köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim.
- Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Köken.
- Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi.
- Kök.
- Köksel.
- Köktenci.
- Köke ait olan.
- Esas.
- Kök halinde olan.
- Esasi.
- Ana nota.
- Radikal.
Radical ile ilgili cümleler
English: Some Blacks seek more radical solutions.
Turkish: Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.
English: Ali has some very radical ideas.
Turkish: Ali çok radikal bazı fikirleri var.
English: If the opposition were to win, it would not entail a radical departure from current policies.
Turkish: Muhalefet kazanmış olsaydı,Mevcut politikalardan keskin bir çıkış gerektirmezdi.
English: His argument is more radical than yours.
Turkish: Onun iddiası seninkinden daha radikal.
English: Jale has always been left-leaning, but since she's got a seat in parliament for the Left Party, she has become a media star with her radical critique of capitalism.
Turkish: Jale her zaman sol eğilimli olmuştur, ama o Sol Parti için mecliste bir koltuğa sahip olduğundan beri, o, radikal kapitalizm eleştirisi ile bir medya yıldızı oldu.
Radical ingilizcede ne demek, Radical nerede nasıl kullanılır?
Radical axis : Köklü ekseni. Kuvvet ekseni. Radikal ekseni.
Radical center : Köklü özelliği. Kuvvet merkezi.
Radical chain reaction : Otooksidasyon. Radikal zincir reaksiyonu.
Radical gap : Kök aralığı.
Radical innovations : Köklü yenilikler. Farklı bir bilgi veya buluş sonucu ortaya çıkan ve ürün yenilik veya süreç yenilik biçimde görülen teknolojik gelişmeler. krş. otonom teknolojik gelişme.
Radical word : Kök halindeki sözcük. Kök.
Alkyl radical : Alkil kökü (kimya). Alkil kökü. Alifatik hidrokarbonlardan elde edilen tek değerli gruplar dizisinden herhangi biri.
Radical plane : Köklü düzlemi. Radikal düzlemi.
Fraction and radical templates : Kesir ve kök şablonları.
Radical sign : Kök imi. Kök işareti.
İngilizce Radical Türkçe anlamı, Radical eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Radical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Keynotes : Esas nota. Açış konuşması yapmak. Vurgulamak. İlke. İlkeleri anlatmak. Açılış konuşması yapmak. Dayanak. Temel düşünce. Parti programı.
Deep rooted : Kökleşmiş. Derin.
Basis : Taban. Kaide. Belkemiği. Mesnet. Bazis. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Menşe. Fiyat farkı. İlke.
Geneses : Oluşum. Kaynak. Oluş. İncil'in ilk kitabı. Menşe. Yaradılış. Hilkat. Doğuş. Türüm. Doğum.
Organic : Örgensel. Bedensel. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organlara ait. Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler. Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren. organlardan oluşmuş yapı gösteren. Kökeni bitkisel ve hayvansal olan (özdek). Doğuştan. Yapısal. Organik.
Body : Kasa. Büyük kısım. Birlik. Kitle. Hacim. Yoğunluk. Kuruluş. Miktar. Cüsse.
Deep seated : Sabit. Kökleşmiş. Çok derin. Yerleşmiş.
Radically : Esasen. Tamamıyla. Temelinden. Kesin olarak. Köklü bir şekilde. Büyük ölçüde. Kökünden.
Free radical : Serbest kök. Çoğunlukla kendi molekülü ile denge durumunda bulunan ve elektron eksiği olan doymamış bir atom kümesi ya da molekül. Serbest köksel atom. Bir özdeciğe bağlı olsa da kimyasal bir tepkileşim boyunca, ya da geçici olarak bağımsız duruma geçebilen öğecikler kümesi. Erkin kökçe. Özgür kök. Özgür kökçe. Serbest radikal.
Generator : Üreteç. İmbik. Şarj dinamosu. Genel biçimde tanımlanmış bir işe ilişkin olarak önceden hazırlanmış bir çatıdan yararlanarak, kullanıcının belirlediği parametrelere göre, onun özel gereksemelerini karşılar nitelikte bir izlence üreten herhangi bir yordam. Üretken. Mekanik erkeyi elektrik erkesine çeviren aygıt. İşleysel erkeyi, elektriksel erkeye dönüştüren işlerge. Dinamo. Jeneratör. Mekanik erkeden elektrik erkesi oluşturan aygıt.
Radical synonyms : excess, bases, rad, immoderate, fundamentalist, ultra, heritage, extremist, offshoot, broader, beginning, basement, rooted, basal, grass roots, derivations, fountain, authorship, base, broad, rooty, exorbitance, fundamental, essential, sweeping, basilar, origin, root and branch, rads, generators, basilary, revolutionary, exaggeration.
Radical zıt anlamlı kelimeler, Radical kelime anlamı
Moderate : Yumuşatmak. Yumuşamak. Hafiflemek. Yatıştırmak. Makul kimse. Ilımlı. Ilıman. Ilımlılaştırmak. Orta. Ilımlı kimse.
Old : Eski. Köhne. Büyük. Kart. Eski zamanlar. İhtiyarlamak. Önceki. ...yaşında. Eskimiş. Yaşlı.
Radical ingilizce tanımı, definition of Radical
Radical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An etymon. A primitive word. Of or pertaining to the root. Proceeding directly from the root. A radix, root, or simple, underived, uncompounded word.

Bu kısımda Radical kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Radical ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Radical anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Radical ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.