Free radical türkçesi Free radical nedir

  • Özgür kökçe.
  • Radikal.
  • Tek sayıda eksicikleri bulunan, dolayısıyla toplam dönüsü çoğu kez s = 1/2 olan, kimyasal tepkinliği yüksek özdecik parçası.
  • Erkin kökçe.
  • Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir özdeciğe bağlı olsa da kimyasal bir tepkileşim boyunca, ya da geçici olarak bağımsız duruma geçebilen öğecikler kümesi.
  • Serbest radikal.
  • Serbest kök.
  • Serbest köksel atom.
  • Çoğunlukla kendi molekülü ile denge durumunda bulunan ve elektron eksiği olan doymamış bir atom kümesi ya da molekül.
  • Özgür kök.

Free radical ingilizcede ne demek, Free radical nerede nasıl kullanılır?

Free : Serbest. Serbest bırakmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Beleş. Muaf. Parasız. Bağımsız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbestçe. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Radical : İfrat. Esas. Kökçe. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3). Ana nota. Köke ait olan. Radikal. Kök halinde olan. Atomik veya moleküler yapılarında bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren ve bu nedenle reaktif özellik taşıyan moleküller, serbest radikal. köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim.

 

Free access : Ücretsiz erişim.

Free acid : Serbest asit.

Free admission : Duhuliyesiz. Ücretsiz giriş.

Free agency : Davranış özgürlüğü.

İngilizce Free radical Türkçe anlamı, Free radical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Free radical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radicals : Kök. Esas. Ana nota. Köken. Radikaller. Kök işareti.

Jacobin : Köktenci. Jakoben. İhtilalde şiddeti başlatan politikacı. Dominikan papazı.

Root and branch : Toptan. Tepeden tırnağa. Tam. Hepsi. Tamamiyle. Kökten. Tamamıyla. Köklü. Kusursuz.

Extremist : Aşırılıkçı. Aşırı uçlarda yaşayan kimse. Aşırı. İfratçı. Azılı. Aşırı uçtaki kimse. Aşırı uç görüşteki kimse. İfrata kaçan kimse. Müfrit.

Rads : Emilen röntgen dozu. Mükemmel. Müthiş. Harika. Muhteşem. Rad.

Radical : Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi. Kökçe. Esasi. Köktenci. Atomik veya moleküler yapılarında bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren ve bu nedenle reaktif özellik taşıyan moleküller, serbest radikal. köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3). Köke ait olan. Kökten. Köksel.

 

Ultra : Son derece. Üstün. Ötesi. Haddinden fazla. Aşırı görüşlü. Aşırıcılık yanlısı. Aşkın. Aşırıcı. Öbür tarafta. Uç görüşlü kimse.

Sweeping : Geniş bir alanı kapsayan. Geniş içerikli. Tarama. Coşkulu. Nefes kesici. Köklü. Geniş. Çok kapsamlı. Genel.

Jacobins : İhtilalde şiddeti başlatan politikacı. Dominikan papazı. Jakoben. Köktenci.

Free radical synonyms : freehand drawing, extremists, rad.