Libertine türkçesi Libertine nedir

Libertine ingilizcede ne demek, Libertine nerede nasıl kullanılır?

Libertines : Hovarda. Ahlaksız. Çapkın. Serbest düşünceli kimse. Sefih. Sefahat.

Libertinage : Sefahat. Hovardalık. Çapkınlık.

Libertinism : Sefahat. Hovardalık. Çapkınlık.

Liberticide : Hürriyeti ihlal etme. Hürriyeti ihlal eden kimse.

Liberties : Haklar. Ayrıcalıklar. Dokunulmazlıklar. İmtiyazlar.

Take liberties : Başına buyruk yaşamak. Alışılmışın dışına çıkmak.

Take liberties with : Cüret etmek. Senli benli olmak. Saygısızlık etmek. Özgürlüğünü duymak. Küstahlığını göstermek. Laubalileşmek.

American civil liberties union : Kişisel hakları (özgür konuşma, seçme özgürlüğü, ayrımcılığa karşı korunma gibi) savunan bir amerikan örgütü. Amerikan yurttaş özgürlükleri birliği. Aclu.

Libertarians : Hürriyet taraftarı. Özgürlük taraftarı. Özgürlükçü. Kişinin özgürce düşünme ve hareket etme hakkını destekleyen kimse. Özgür iradeye inanan kimse. Liberter.

Liberty of speech : Öz hürriyeti. Söz hürriyeti. Konuşma özgürlüğü. Kişinin düşüncelerini ve görüşleri ifade etmesi özgürlüğü.

İngilizce Libertine Türkçe anlamı, Libertine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Libertine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amorists : Aşık. Kadınların sevgilisi.

Corinthians : Safa pezevengi. Pleyboy. Korint. Sosyete erkeği. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Güney yunanistan'daki antik korint kenti ve onunla ilgili olan. Korint biçemiyle ilgili. Yeni ahit kitaplarından biri. Zampara.

Dissoluteness : Çapkınlık. Hovardalık. Uçarılık. Bozuk ahlaklılık. Ahlaksızlık.

Licentious : Şehvet düşkünü. Azgın. Seks düşkünü. Şehvetli.

Profligates : Günahkar. Edepsiz tip. Edepsiz. Müsrif. Haylaz. Haylazca. Uçarı. Savurgan.

Gay : Neşeli. Şen. Canlı. Sevici. Homoseksüel. Yüzsüz. Gey. Parlak ve güzel renkli. Utanmaz.

Debauchee : Çapkın kimse. Zampara. Uçarı.

Gadabouts : Sürtük. Serseri. Başıboş tip. Gezenti.

Profligacy : Savurganlık. Abartı. Utanmazlık. Müsriflik. Ahlaksızlık. Hovardalık. Çapkınlık.

Corrupt : Bozulmuş. Mahvetmek. Bozmak. -e rüşvet yedirmek. Kötü yola sürüklemek. Baştan çıkarmak. Doğru yoldan saptırmak. Bozmak (dili). Yiyici. Kötüleştirmek.

Libertine synonyms : rakehell, ladies' man, abandoned, riotous, debauches, lady killer, degraded, ravisher, extravagancy, amorist, orgies, danglers, draggletailed, debauched, profligate, conscienceless, beggared, gadabout, seducer, adulterer, orgy, beggaring, corrupted, dirtier, debaucher, fornicator, roisterous, black hearted, blood, libertinage, prodigal, dissolute, rip.

Libertine zıt anlamlı kelimeler, Libertine kelime anlamı

Moral : Manevi. Kıssadan hisse. Ahlak dersi. Alınacak ders. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Dürüst. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Düstur. Değer. Tinsel.

 

Libertine antonyms : good person.

Libertine ingilizce tanımı, definition of Libertine

Libertine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uncontrolled. A manumitted slave. Free from restraint. A freedman. Also, the son of a freedman.