Licences türkçesi Licences nedir

  • Ruhsat.
  • Ehliyet.
  • Lisans.
  • Ruhsatlar.
  • Özgürlüğün kötüye kullanılması.
  • Lisanslar.
  • Aşırı serbestlik.
  • Evlenme cüzdanı.

Licences ingilizcede ne demek, Licences nerede nasıl kullanılır?

Licence agreement : Lisans anlaşması. Buluş belgesi, ticari marka, üretim yönetimi veya teknik bilgi gibi maddi olmayan hakların, belirli bir bedel karşılığında kiralanmasına ilişkin olarak yapılan sözleşme. Lisans sözleşmesi. İşletme özel izin anlaşması. Bulgunun işletilmesi için yapılan özel izin anlaşması.

Licence fee : Lisans bedeli. Lisans vergini. Lisans ücreti.

Licence holder : Ruhsat sahibi. Lisans sahibi.

Licence of use : Yapıt iyesine tanınan hakların başkasınca kullanılmasının bazı koşullarla tanınması. Kullanma izni.

Licence plate : Taşıtların kayıtlı oldukları il ve sıra numaralarını gösteren, aracın önüyle arkasına konan saç yaprak. Plaka. Belirtke.

Television licence fee : Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır). Vergi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Television licence holder : Televizyon iyesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyonu olan ve bunun için televizyon belgesi alan kimse.

 

Absolute licence : Yapıt iyesinin, akçalı hakkın kullanılması yetkisini yalnız bir kişiye vermesi. Tam izin.

Licence plate light : Plaka aydınlatma ışığı.

Driver licence : Ehliyet.

İngilizce Licences Türkçe anlamı, Licences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Licences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Letter of marque : Silahlı gemi kullanma yetkisi. Bir başka ülkede mal alma yetkisi. Korsanlık fermanı.

Concessionairy : Ayrıcalık. Ayrıcalıklı.

Official document : Devlet dairesi tarafından verilen belge. Resmi evrak. Resmi belge. Resmi varaka.

Authorised : Yetki verilmiş. Yetkili. Onaylanmış. Yetki verilmiş kişi. Haklılığı ispatlanmış. İzin verilmiş. Hakkı verilmiş. Ruhsatlı. Salahiyetli. İzinli.

Capability : Kabiliyet. Kudret. Yetenek. Yararlılık. İktidar. Kapasite. Güç. İstidat.

Imprimaturs : Basılma müsadesi. Tasvip. Kilisenin verdiği basma izni. İzin. Özellikle dini kitap hakkında. Tasdik.

Authorisation : (britanya ingilizcesi) yetki verme. Rıza. Resmi izin. Yetki verme. Görev verme. Güçlendirme. Cevaz. Yetki. Vekaletname.

Marriage license : Evlenme izin kağıdı. Evlilik cüzdanı. Evlilik izni. Evlenme izni.

Certificate : Oynama belgesi. Belge vermek. Sertifika. Bir oyuncunun resmi yarışmalara katılabilmesi için ayaktopu birliğince kendisine verilen izin belgesi. Resmi bir örgütün bir olayı, bir işlemi kabul ve onadığını gösterir belge. Diploma. Futbol, bilgisayar, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Belge. Tasdikname.

Licences synonyms : fishing license, legal instrument, driver's license, liberty chit, liquor license, occupation licence, occupation license, fishing licence, wedding licence, hunting permit, fishing permit, learner's permit, driver's licence, hunting licence, liquor licence, letter of mark and reprisal, hunting license, driver licence, competency, driving license, marriage licence, concession, licenses, license, licence, commissioned, credential, building permit, certificates, accredited, certification, efficiency, imprimatur.

 

Licences zıt anlamlı kelimeler, Licences kelime anlamı

Unauthorized : Salahiyetsiz. Gayri resmi. İzinsiz. Yetkisiz. Ruhsatsız. Yasak. Resmi olmayan. Onaylanmamış.

Decertify : Bir belgeyi iptal etmek. İptal etmek. Resmi bir belgeyi iptal etmek. (bir belgenin vb) geçerliliğini bozmak. Bir belgeyi reddetmek. Bir lisansı iptal etmek. Bir ruhsatı iptal etmek.

Disapprove : Reddetmek. Beğenmemek. Onamamak. Kabul etmemek. Karşısında olmak. Onaylamamak. Kınamak. Tasvip etmemek. Uygun görmemek.