Lief türkçesi Lief nedir

Lief ile ilgili cümleler

English: Ali looked at Mary in disbelief.
Turkish: Ali kuşku içinde Mary'ye baktı.

English: Ali absconded with all the money donated for earthquake relief.
Turkish: Ali deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.

English: Ali let out a big sigh of relief.
Turkish: Ali büyük bir rahatlama nefesi verdi.

English: A half-doctor kills you and a half-religious scholar kills your belief.
Turkish: Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.

English: Ali gave a sigh of relief.
Turkish: Ali oh dedi.

Lief ingilizcede ne demek, Lief nerede nasıl kullanılır?

Liefer : Tercihen. Daha memnun olarak.

Liefly : Memnuniyetle.

Air relief cock : Purjör. Havalandırma musluğu. Pürjör. Hava boşaltma musluğu.

Air relief valve : Hava tahliye supabı. Döşemden havanın boşaltıldığı musluk. Hava boşaltma musluğu. Hava alma supabı. Hava boşaltma vanası.

Bas relief : Yarım kabartma. Alçak kabartma.

Be in relief against : Kontrast oluşturmak. Dikkati çekmek. Yanında göze çarpmak.

Beyond belief : Güvenilmez. İnanılmaz.

Basreliefs : Yarım kabartma.

Basrelief : Yarım kabartma.

Breathe a sigh of relief : Derin bir oh çekmek. Rahat bir nefes almak.

İngilizce Lief Türkçe anlamı, Lief eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avec plaisir : Seve seve (fransızca).

Hungrily : İştahla. Özlem çekerek. Acıkarak. Aç acına. Açlıkla. Aç bir şekilde. Açgözlü bir şekilde. Hiçbir şey yemeden. Aç olarak.

Earnestly : Hevesle. Gayretle. İçtenlikle. İçten bir şekilde. Israrla. Ciddiyetle. Ciddi bir şekilde.

Gladly : Sevinçle. Hoşnutlukla. Gönülden. İstekle. Zevkle.

Eagerly : İstekli. Hevesle. Bayıla bayıla. İstekle. Aşk ile. Can atarak. Şevkle. Sabırsızlıkla. Şiddetli arzuyla.

Voluntarily : Kendi iradesiyle. Kendi isteğiyle. İhtiyari. Gönüllü olarak. İstekle. Gönüllü.

Intentionally : Mahsus. Bilerek. Kasıtlı olarak. Taammüden. Bile bile. Kasten.

Wilfully : Taammüden. İhtiyaren. Mahsus. Kasten. Kasıtlı olarak.

With pleasure : Keyifle. Baş üstüne. Zevkle.

Lief synonyms : lieve, volitionally, appealingly, delightedly, intently, with open arms, readily, delightfully, liefly, with relish, sooner, willingly, nothing loath, fain, soon, heart and soul, freely, advertently, desirously, deliberatively, willfully.

Lief ingilizce tanımı, definition of Lief

Lief kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Lif. Gladly. Willingly. Beloved. Freely. A sweetheart. Now used only in the phrases, had as lief, and would as lief. A dear one. As, I had, or would, as lief go as not. Dear.