Lifter türkçesi Lifter nedir

Lifter ile ilgili cümleler

English: You don't look like a weightlifter.
Turkish: Bir halterciye benzemiyorsun.

English: Ali looks like a weight lifter.
Turkish: Ali bir halterci gibi görünüyor.

English: Ali looked like a weight lifter.
Turkish: Ali bir halterci gibi görünüyordu.

English: Ali doesn't look like a weight lifter.
Turkish: Ali bir halterciye benzemiyor.

Lifter ingilizcede ne demek, Lifter nerede nasıl kullanılır?

Beet lifter and collector : Pancar sökme ve toplama makinesi.

Beet lifter : Pancar sökme makinesi.

Car lifter : Kaldırıcı. Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt. Kriko.

Cattle lifter : Sığır hırsızı. Davar hırsızı.

Core lifter : Karot koparıcı. Havuç koparıcı. Karot tutucu.

Weightlifter : Ağırlık çalışan. Ağırlıkçı. Bir spor karşılaşmasında ağırlık kaldıran kimse. Halterci. Ağırlık kaldıran.

Shoplifters : Mağaza hırsızı. Arakçı. Dükkanlardan mal aşıran kimse. Hırsız (dükkan). Dükkan hırsızı. Hırsız.

Uplifter : Kaldıran kişi. Kaldıraç. Kaldıran. Yükselteç. Kaldırıcı alet. Kaldıran eşya. Yükselten. Kaldırıcı. Yükseltici.

High lifted tail : Arap atının dörtnal koşarken kuyruğunun yukarı kalkarak havada s harfi şeklinde bir kıvrım yapması. Kuyruk tutma.

 

Weight lifter : Halterci.

İngilizce Lifter Türkçe anlamı, Lifter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fleecers : Sömürücü. İstismar eden kimse. Soyguncu. Koyunlardan yünlerini kırpan kimse.

Elevators : Tahıl ambarı. Asansör. Kaldırıcı kas. Asansörler.

Pick pocket : Yankesicilik yapmak.

Athlete : Atlet (sporcu). Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu. Atlet. Sporcu.

Uplifters : Yükselten. Yükselteç. Kaldırıcı alet. Kaldıran kişi. Kaldıran. Kaldıran eşya. Kaldıraç.

Derrick : Kule vinç. Dikme. Maçuna. Delme kulesi. İskele. Macuna. Bumba. Petrol sondaj kulesi.

Crane : Sifon. Turna kuşu. Uzatmak (boynunu). Dik durmak. Turna gibi uzanmak. Boynunu uzatmak. Maçuna. Katman. Vinçle kaldırmak.

Burglar : Soyguncu. Hırsız (ev soyan). Ev hırsızı. Ev soyguncusu. Ev soyan hırsız. Evden hırsızlık yapan. Ev veya bina hırsızı.

Jock : İskoçyalı. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. Atlet. Sporcu. Sporcu çamaşırı. İskoç.

Contact breaker : Bir elektrik çevrimini kendiliğinden açıp kapayan, elektrik zili gibi işleyen akımmıknatıssal bir düzenek. Kontaklı kesici. Otomatik şalter. Değmeli kesici. Şalter. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç. Kesici.

Lifter synonyms : platinic, effractor, filchers, meliorative, craning, hoisters, booster, augmenter, white gold, shoplifter, capstan, crook, lifters, uplifter, derricks, badmen, cutpurses, boosters, augmenters, weight lifter, elevatory, jack, cranes, aggrandizer, grabber, pickpurse, cracksman, crab, despoilers, ascenders, lifting wire, platinums, elevator.

 

Lifter ingilizce tanımı, definition of Lifter

Lifter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, lifts.