Light up türkçesi Light up nedir

Light up ile ilgili cümleler

English: Does it bother you if I light up a cigarette?
Turkish: Bir sigara yakarsam, bu seni rahatsız eder mi?

Light up ingilizcede ne demek, Light up nerede nasıl kullanılır?

Light : Rastlamak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). İnmek. Aydınlanmak. Neşelendirmek. Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Nur. Konmak. Işık saçmak. Işık tutmak.

Cast light upon : Aydınlatmak. Işık tutmak.

Throw light upon : Aydınlatmak. Işık tutmak.

Light a fire : Ateş yakmak.

Light absorber : Işık soğurucu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soğurucu. Işığı soğurma özelliği olan özdek. seselimi önlemek, sesdağılımını düzenlemek amacıyla işliklerde, sinema salonlarında kullanılan ses erkesi soğurur özdek.

 

İngilizce Light up Türkçe anlamı, Light up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Light up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Animates : Canlandırmak. Hayat bulmak. Hareketlendirmek. Anime etmek. Diriltmek. Hayat vermek. Yaşam bulmak. Can vermek. Canlılık kazandırmak.

Enkindled : Yakılmış. Tutuşturulmuş. Alevlendirmek. Alevlendirilmiş.

Emblaze : Görsel bilgileri sıkıştırmak için kullanılan teknoloji (internet ortamında ilave bir göz atıcı programa ihtiyaç duyulmadan). Alevlendirmek.

Exalt : Yükseltmek. Heyecanlandırmak. Artırmak. Yere göğe sığdıramamak. Yüceltmek. Gururlandırmak. Göklere çıkarmak. Övmek. Methetmek.

Deflagrates : Parlama. Alev almak. Tutuşuvermek.

Combusted : Çılgına dönmek.

Anneals : Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. Tav vermek. Tavlamak. (metal) tavlamak. Tav. Tavlamak (metalurji terimi). Sertleştirmek.

Ooze : Balçık. Sulu çamur. Kaçak yapmak. Sızma. Sızdırmak. Yaymak. Bataklık. Kaçmak. Duyulmak. Meşe kabuğu suyu.

Bites : Zokayı yutmak. Dişlemek. Acıtmak. Acımak. Aşındırmak. Oltaya gelmek. Sızlamak. Isırmak. Sokmak.

Cauterizing : Dağlamak.

Light up synonyms : cheer, beams, be hot, adjust, anneal, cauterized, coruscated, deflagrate, deflagrated, be on fire, light, irradiates, gratify, flare, cauterize, lightens, catch fire, amuse, civilizes, cauterise, beam, animating, buoy up, animate, blinked, civilizing, gladden, broiled, burn out, bite, delights, cast light upon, elate.