Bites türkçesi Bites nedir

Bites ile ilgili cümleler

English: A dog seldom bites unless it is attacked.
Turkish: Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.

English: Ali bites his nails.
Turkish: Ali tırnaklarını ısırıyor.

English: I got a lot of insect bites in the woods.
Turkish: Ormanda beni bir sürü böcek ısırdı.

English: Ali ate only three or four bites then spit out the food.
Turkish: Ali sadece üç ya da dört lokma yedi sonra yemeği tükürdü.

English: I have mosquito bites all over my arm.
Turkish: Kolumun her tarafında sivrisinek ısırıkları var.

Bites ingilizcede ne demek, Bites nerede nasıl kullanılır?

Backbites : Çekiştirmek. Arkasından dedikodusunu yapmak. Yokken kötülemek. Kötülemek. Gıybet etmek. Arkasından konuşmak. İftira etmek. Şikayet edip durmak. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Yermek.

Cenobites : Manastırda yaşayan tarikat üyesi.

Fleabites : Pire ısırığı. Aşırı derecede küçük sıkıntı. Minik tahriş. Küçük rahatsız edici ısırık.

Frostbites : Soğuktan yanma (bir uzuv). Uzvun donması. Soğuk ısırması. Kangren. Ayazlama. Yüz. Soğuk yakması. Soğuk acıtması. Donma. Soğuk çalması.

 

Overbites : Overbite. Diş fırlaklığı. Overbit. Üst çene dişlerinin altçene dişlerinden önde oluşu.

Trilobites : Nesli tükenmiş trilobita grubundan düz oval bir bedene sahip deniz kabuklusu. Trilobit.

Bite into : Dişlerini geçirmek. Bir şeye dişlerini batırmak. Dişlemek.

Bite nails : Tırnak yemek.

Bite the hand that feeds one : Yemek yenen tabağa pislemek. Besle kargayı oysun gözünü. Yemek yediği tasa pisledi. Kendisine büyük yardımda bulunmuş olan kimseyi rahatsız etmek. Besleyen eli ısırmak.

Bite the dust : Toprağa yaklaşmak. Savaşta öldürülmek. Başarısız olmak. Topu dikmek. (makine vb) bozulmak. Düşüp ölmek. Yere düşmek. Nalları dikmek. Ölmek. Yenilmek.

İngilizce Bites Türkçe anlamı, Bites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snap at : Ağzıyla kapmaya çalışmak. -a haykırmak. Kırıcı konuşmak. Isırmaya çalışmak (köpek). -ı ısırmak. Bağırmak. -a kaba bir şekilde konuşmak. -ı paylamak. Terslemek. -ı ağzıyla yakalamak.

Denudes : Açılma. Erozyona uğratmak. Çıplaklaştırmak. Çıplak bırakmak. Çıplak hale getirmek. Açmak. Soymak.

Tingle : Telaş. Karıncalanmak (vücutta bir yer). Diken diken olmak. Tatlı bir ürperti. Tatlı bir şekilde ürpermek. Çınlamak. Ürpermek. Çınlama. Sızı.

Nips : Azıcık içki içmek. Budamak. Çimdik atmak. Soğuktan kavrulmak. Büyümesini engellemek. Yakmak (don veya kırağı). Dondurmak. Kırpmak. Yudumlamak. Kıstırmak.

Engrafts : Aşılamak. Dikmek. Yerleştirmek.

Embeds : Oturtmak. İçine katmak. İçine oturtmak. Gömmek. Gömülmek. Kafasına sokmak. Kakmak. Yerleştirmek. İyice yerleştirmek.

 

Feel : Duygu. Görünmek. His. Hissetmek. Sezinlemek. Gibi gelmek. Dokunma hissi. Temas. Anlamak. Kendini...hissetmek.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Nibbling : Sık aralıklarla az miktarda gıda alma. Sık aralarla ancak az miktarda besin alma. Otlanmak. İlgilenmek. Kemirmek. Küçük lokmalar halinde yeme. Ağır ağır yeme.

Drive : Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Araba kullanmak. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Dalış. Saplamak. Kullanmak. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. (arabayla) gitmek. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Bites synonyms : seize with teeth, champ, bite off, apperceive, pain, burn out, ate away, gnaw, corrode, smarts, hurting, nipped, deplore, commiserate, ached, excruciate, smart, burn up, tooths, deplored, whimper, cauterize, champed, appreciates, apprehended, commiserated, grip, nibble at, hurts, apprehends, smarting, nibbles, absorb.

Bites zıt anlamlı kelimeler, Bites kelime anlamı

Failure : Bulunmama. Yanlış. Dinme. Yokluk. Batkı. Sekte. Kıtlık. Sınıfta kalma. Fiyasko. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması.

Addition : Ekleme. İki veya daha fazla çeşitte yem maddesini bir araya getirme veya karıştırma işlemi. İlave. Katma. Toplam alma. Toplama.