Acıtmak nedir, Acıtmak ne demek
- Acılık vermek

- Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
"Acıtmak" ile ilgili cümleler
- "Karabiber yemeği acıttı."
- "Bilmem neden, her iskarpin ayaklarımı acıtıyor." - P. Safa
Yerel Türkçe anlamı:
Kızdırmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
Acı çektirmek, üzmek.
İçlendirmek, kederlendirmek, üzmek.
[Bakınız: acıhlandırmah]
Diğer sözlük anlamları:
İncitmek.
Acıtmak anlamı, tanımı:
Acıtma : Acıtmak işi.
Canını acıtmak : Birine acı vermek.
Acılık : Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık. Acı olma durumu.
Vermek : Ayırmak, harcamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Tespit etmek. Ondan bilmek, atfetmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kazandırmak, katmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Sahip olmasını sağlamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Ödemek. Doğurmak. Yaymak. Bırakmak veya bağışlamak. Dayamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
Duyulma : Duyulmak durumu.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Ağrı : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı.
Sızı : Hafif ve ince ağrı. Ruhsal acı, ızdırap.
Olmak : Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Sürdürmek, yürütmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sarhoş olmak. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yol açmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak.
Acıtmak ile ilgili Cümleler
- Askerdeyken birinci sicil amirim canımı acıtmak için her şeyi yaptı.
- Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsunuz?
- Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsun?
Diğer dillerde Acıtmak anlamı nedir?
İngilizce'de Acıtmak ne demek? : v. hurt, cause pain, pain, sting, cause to suffer; embitter, make bitter, give something a bitter taste; spice, flavor with a spice, add pepper to something
Fransızca'da Acıtmak : faire souffrir, déchirer, endolorir, piquer
Almanca'da Acıtmak : weh tun

Bu kısımda Acıtmak nedir? Acıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Acıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Acıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.