Ağrı nedir, Ağrı ne demek

Ağrı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı.
  • Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

"Ağrı" ile ilgili cümleler

  • "Anlaşılan kollarındaki ağrı biraz daha sürecek." - A. Ümit

Ağrı hakkında bilgiler

Ağrı (Eski ismi: Karaköse), Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan şehir ve Ağrı ilinin merkez ilçesi.

Çok soğuk bir iklimi olup, ormanlık alan yok denecek kadar azdır. Doğubeyazıt ilçesi turizmcilerin gözdesi olup, İshakpaşa Sarayı'nın bulunduğu yerdir.Patnos ise Ağrı'nın stratejik olarak çevre illere köprü vaziyeti gören merkez ilçesidir. Diyadin, Hamur, Eleşkirt, Tutak, Taşlıçay diğer ilçeleridir. Halkın büyük çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.

15 Nisan İşgalden Kurtuluş Günü olarak kutlanır.

Şehrin yıllara göre nüfus değişimi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Ağrı ile ilgili Cümleler

  • Oğullarıyla uzun bir yürüyüş yaptığında o hamlamıştı ve ertesi gün gergin ve ağrılıydı.
  • Spor salonundaki ilk antremanımdan sonra vücudum öyle ağrıdı ki, kendimi felçli gibi hissettim.
  • Ağrı Dağı, Ermenistan'ın sembolüdür ama aslında Türkiye toprakları üzerinde yer almaktadır.
  • O kötü huylu oldu, sürekli karısının yemeklerini eleştirdi ve midesindeki bir ağrıdan şikâyet etti.
  • Hala hastayım ve hatta dün başım öyle bir ağrıdı ki ağlamaya başladım. Niye böyle oluyor?
  • Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.
  • Buna rağmen, bizim hâlâ ağrıların beyin işlemleri tarafından tam olarak nasıl neden olduğu hakkında bilimsel bir açıklamaya ihtiyacımız var.
  • Sadece bir süre burada dinlenelim, ayaklarım o kadar çok ağrıyor ki yürüyemiyorum.
  • Annem boğazımın ağrıdığını bildiği halde bana dondurma yedirdi annem bu kadar dikkatsiz mi?
  • Hiçbir gözün ona acımadığı ve hiçbir sıcak elin onun ağrıyan bacaklarını yatıştırmadığı cezaevinin gizli bölümündeki hayranlık uyandıran genç bir kadına yapılan insanlık dışı zulümlerle ilgili ilginç bir kayıt hâlâ korunuyor.
 

Ağrı anlamı, kısaca tanımı:

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Ağrısı tutmak : Hasta bir organ ağrımaya başlamak. gebe kadının doğum sancıları başlamak.

Ağrı kesici : Ağrı duyusunu ortadan kaldıran, dindiren (ilaç vb.), analjezik. Ağrı duyusunu ortadan kaldıran, dindiren ilaç, madde vb.

Ağrı kesimi : Ağrı yitimi.

Ağrı sızı : Rahatsızlık veren acı, sancı.

Ağrı yitimi : Ağrıya karşı duyarlılığın olmayışı, ağrı kesimi, analjezi. Bilinç kaybı olmaksızın ilaçla ağrı hissinin ortadan kaldırılması, ağrı kesimi, analjezi.

 

İnce ağrı : Verem.

Başağrısı : Sürekli sıkıntı yaratan durum veya kimse. Sıkıntı.

Baş ağrısı : Başın ağrıması, başta oluşan rahatsızlık.

Bel ağrısı : Bel çevresinde oluşan ve duyulan ağrı.

Diş ağrısı : Diş bölgesinde oluşan hastalıktan meydana gelen ağrı.

Eski göz ağrısı : Eski sevgili.

İlk göz ağrısı : İlk sevilen, âşık olunan kimse. İlk çocuk.

Kalp ağrısı : Aşktan doğan üzüntü, yürek ağrısı. Sıkıntı, keder, yürek ağrısı.

Karın ağrısı : Çekilmeyen, sevilmeyen kimse. Huzursuzluk, rahatsızlık veren iş, olay veya düşünce. Karında duyulan ağrı. Adı, niteliği bilinmeyen şey.

Yarım baş ağrısı : Kusma, mide bulantısı ile görülen, sempatik sinir sistemi dengesinin bozulmasından ileri gelen baş ağrısı, yarımca, migren.

Yürek ağrısı : Kalp ağrısı.

Ağrılarda göz ağrısı her kişinin öz ağrısı : "herkesi en çok ilgilendiren şey kendi derdidir" anlamında kullanılan bir söz.

Ağrılı : Ağrı ilinden olan kimse. Ağrıyan, ağrısı olan.

Ağrıma : Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

Ağrıma asalakları : Omurgalılardan, alyuvar asalağı olarak yaşayan türlü biçimlerdeki sporlular topluluğu.

Ağrımak : Vücudun bir yeri ağrılı durumda olmak.

Ağrısız : Ağrı olmaksızın. Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız.

Ağrısız baş mezarda olur : "herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter" anlamında kullanılan bir söz.

Ağrısız başına kaşbastı bağlamak : "kendine gereksiz yere iş çıkarmak" anlamında kullanılan bir söz.

Ağrısızlık : Ağrısız olma durumu.

Ağrıtma : Ağrıtmak işi.

Ağrıtmak : Ağrımasına yol açmak.

Azıcık aşım ağrısız başım : "derdim olmasın da başka bir şey istemem" anlamında kullanılan bir söz.

Ecel geldi cihana baş ağrısı bahane : "herkesin ölümü için bir sebep vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş : "istenmeyerek yapılmış olan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar" anlamında kullanılan bir söz.

İç güveyisi iç ağrısı : "iç güveyisi misafir gibidir, evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya çalışır ve bu durumdan da rahatsız olurlar" anlamında kullanılan bir söz.

İnce karın ağrısı : Huzursuzluk, rahatsızlık veren iş, olay veya düşünce.

Yemin etsem başım ağrımaz : "gerçek olduğuna korkmadan yemin ederim" anlamında kullanılan bir söz.

Şiddetli : Aşırı. Etkisi çok olan, zorlu. Hızlı. Aşırı bir biçimde.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Merkez : Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

İklim : Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.

Ormanlık : Ormanı çok olan, ormanla kaplı veya orman gibi olan (yer).

Turizm : Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılmış olan gezi. Bir ülkeye veya bir bölgeye turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılmış olan çalışmaların tümü.

Diğer dillerde Ağrı anlamı nedir?

İngilizce'de Ağrı ne demek? : [Agri] n. pain, ache, spasm, smart, sharp stinging pain, affliction, discomfort, throe

v. ache, hurt, throb with pain, smart, feel a sharp stinging pain

Fransızca'da Ağrı : mal [le], bobo [le], courbature [la], douleur [la]

Almanca'da Ağrı : n. Schmerz, Weh

Rusça'da Ağrı : n. боль (F)