Sızı nedir, Sızı ne demek
"Sızı" ile ilgili cümle
- "Depremlerin acısını, sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer." - B. R. Eyuboğlu
- "Fakat her an, her an yine / İçimde aynı sızı" - H. F. Ozansoy
Yerel Türkçe anlamı:
Ayakkabı deliklerine konan yama.
Halı çiçeklerini çevreleyen çizgi.
Ayakkabıya yapılmış olan yama.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Dokumalarda görülen bir motif. (Yenikent *Aksaray - Niğde)
Fransızca'da Sızı ne demek?:
algie
Sızı kısaca anlamı, tanımı:
Ağrı sızı : Rahatsızlık veren acı, sancı.
Sızıcı : Sızma özelliği olan.
Sızıcı ünsüz : Ciğerlerden gelen havanın, ağız boşluğundaki hafif kapalı bir engele çarpıp sızması ile oluşan ünsüz.
Sızıldanma : Mızırdanma.
Sızıldanmak : Mızırdanmak.
Sızılı : Sızısı olan.
Sızıltı : Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet. Hoşnutsuzluk.
Sızıltısız : Sızlanmadan, yakınmadan.
Sızım sızım : "Aşırı derecede sızlamak, çok sızlamak" anlamındaki sızım sızım sızlamak, "çok sızlanmak" anlamındaki sızım sızım sızlanmak deyimlerinde geçen bir söz.
Sızıntı : Sızan şey. Deri veya mukozada beliren sıvı, akıntı.
Sızıntılı : Sızıntı yapan (hastalık).
Sızıp kalmak : Çok içki içip veya çok yorulup uyuyakalmak.
Sızırmak : Sızdırmak, süzmek.
Sızış : Sızma işi.
Hafif : Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Güç veya yorucu olmayan, kolay. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Önemli olmayan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Gücü az olan, belli belirsiz. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa.
İnce : Ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı.
Ruhsal : Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik. Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Ağrı : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı.
Acı : Çarpıcı, göz alıcı (renk). Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem. Tadı bu nitelikte olan. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Keskin, şiddetli.
Sızıcılaşma : Bazı patlayıcı seslerin, sızıcı hale geçmeleri: Budak> (budah) , çıkmak> (çıhmah) , akıtmak> (ahıtmak) vb. Patlayıcı ünsüzlerin çeşitli nedenlerle sızıcı ünsüzlere dönüşmesi olayı: yoksul> yohsul, takı > dahı > dahi, çıkar- > çıhar-, bu kadar> bu ğadar (Z. Korkmaz, Nevşehir ve yöresi Ağızları, s. 87), arka > arha, sağdıç > sağdış (A. Ercilasun, Kars ili Ağızları, s. 113), gece > geje (A. Ercilasun. göst. y.) vb.
Sızıgan : İrinli küçük çıban.
Sızığan : Küçük çıban, sivilce.
Sızıh : 1.Kilim ortasına konan uzun çizgi. 2.Çizgi. Çizgi. Çizgi; kumaş üzerindeki düz çizgiler; bk. ayrıca çızıh || bir zıbın geymissen sızıği aldır || Mevlayi seversen yaşmağın galdır || evel bir puse ver sora wur öldür
Sızıhlı : Çizgili
Sızıılti : Sızlanma
Sızık : Çok ağlayan, sızlanan kimse. Süzülmüş, sızmış: Sızık bal.
Sızılamak : Sızlamak. Sızlamak, acımak
Sızıldatmak : Canını acıtarak (köpeği) inilti şeklinde bağırtmak, çeniletmek.
Sızılımak : Sızlamak
Sızı ile ilgili Cümleler
- Ali sızıntıyı buldu ve onu tamir etti.
- Gel ya da git. Böyle yapma. Sensiz kalbimde sızı var.
- Sızıntıyı buldunuz mu?
- Sızıntıyı tıkayabilirim.
- Sanırım bir gaz sızıntımız var.
- Bu, sızıntıyı durduracak.
- Sızıntıyı kapatabilirim.
- Çatı sızıyordu.
- Onun evinin bodrum katı sürekli su basıyor anlaşılmayan su sızıntısı yüzünden.
- Sızıntının nerede olduğunu biliyor musun?
- Onun bir sızıntısı vardı.
- Sızıntıyı düzeltmek için yardım ettim.
Diğer dillerde Sızı anlamı nedir?
İngilizce'de Sızı ne demek? : n. ache, pain, hurt, sting, discomfort, pang, prick, throe
Fransızca'da Sızı : douleur [la]
Almanca'da Sızı : n. Weh
Rusça'da Sızı : n. боль (F)
adj. ноющий


Bu kısımda Sızı nedir? Sızı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sızı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sızı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.