Ached türkçesi Ached nedir

Ached ile ilgili cümleler

English: His heart ached when he saw his son's miserable state.
Turkish: Oğlunun sefil durumunu görünce kalbi sızladı.

English: Her heart ached for the poor child.
Turkish: Zavallı bir çocuk için kalbi sızladı.

English: It's ached before, but never as badly as right now.
Turkish: Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.

English: After doing my first workout at the gym, my body ached so much that I felt like a paralytic.
Turkish: Spor salonundaki ilk antremanımdan sonra vücudum öyle ağrıdı ki, kendimi felçli gibi hissettim.

English: My heart ached for the dying birds.
Turkish: Kalbim ölen kuşlar için acıdı.

Ached ingilizcede ne demek, Ached nerede nasıl kullanılır?

An understanding was reached : Uzlaşma sağlandı. Herkes aynı düşünceleri paylaştı. Anlaşma sağlandı.

Approached : Yaklaşma. Çok benzemek. Yanaşmak. Ulaşmak. Temasta bulunmak. Girişmek. Başvurmak. Benzemek. Ele almak. Görüşmek.

Attached : Sevgiyle bağlı. Çatak. Sabit. Takılı. Bitişik. Eklenmiş. Bitişmiş. İlişik. Ekli. Yapışık.

Attached access : İliştirilmiş access.

Attached account : Hacizli hesap.

Attached odbc : İliştirilmiş odbc.

 

Attached excel : İliştirilmiş excel.

Attached files : Eklenmiş dosyalar. İlişikteki dosyalar. Ekli dosyalar. İliştirilmiş dosyalar.

Attached paradox : İliştirilmiş paradox.

Attached fox : İliştirilmiş fox.

İngilizce Ached Türkçe anlamı, Ached eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ached ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch : Çekmek. Kavramak. Takılmak. Kapmak. Tutma. Top tutma. Baskın yapmak. Yetişmek. Tutunmak. Bulaşmak.

Twinging : Sancılanma. Sancılanmak. Sancılandırmak.

Dolours : Elem. Dolor. Dert. Keder.

Be sorry for : Üzgün olmak (için). -e acımak. Yerinmek. Acınmak. Pişman olmak. Üzgün olmak. Üzülmek.

Colics : Nöbet tarzında gelen ağrı. Kalınbağırsak sancısı. Kalınbağırsakta ve karın boşluğunda duyulan sancı. Karın ağrısı. Kolik. Buruntu. Kulunç.

Sting : Kazıklamak. Kışkırtmak. Batmak. Yakmak (soğuk). İçine oturmak. Sızlatmak. Acıtmak. Sokmak (arı vs.). Koymak.

Hurts : Kırmak. İncinmek. Zarar vermek. İncitmek. Acıtmak. Canını yakmak. Zarar görmek. Yaralamak. Rencide etmek. Kalbini kırmak.

Be in pain : Acı çekmek. Acı duymak. Ağrısı olmak.

Agony : Can çekişme. Şiddetli acı. Agoni. Aşırı ıstırap. Izdırap. İsa'nın son ıstırapları. İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni. Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. Ölüm öncesinde vücut işlevlerinin bozulduğu, özellikle solunum ve dolaşım sistemlerinde problemlerin ortaya çıktığı, kas tonusuyla reflekslerde azalmanın meydana geldiği geri dönüşümsüz dönem, agoni.

 

Acerb : Acılı ekşi. Ekşi. Sert.

Ached synonyms : soreness, hanker, paining, stung, smarted, yearn, deplored, gaffs, hurt, astringent, commiserate, tingle, twinge, perceive, acid, whimper, bites, twingeing, discomforting, stings, twinges, acerbic, deplore, pang, torments, spasms, griping, comprehend, commiserates, twinged, throb with pain, smart, stomachaches.

Ached zıt anlamlı kelimeler, Ached kelime anlamı

Straight : Düzgün. Doğruca. Yarış çizgisi. Dosdoğru. Eşcinsel olmayan kimse. Kent. Düz. Düz (çizgi). Doğru. Düz hat.

Unblemished : Saf. Kusursuz. Özürsüz. Hatasız. Lekesiz.