Sızlamak nedir, Sızlamak ne demek

  • Hafifçe ağrımak
  • Yakınmak.

"Sızlamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kafa kemiklerine varıncaya kadar her yanı sızlıyordu." - N. Cumalı
  • "Ağladı, sızladı."

Sızlamak anlamı, tanımı:

Sızlama : Sızlamak işi.

Ağlayıp sızlamak : Çok ağlamak.

Burnu sızlamak : Duygulanmak.

Burnunun direği sızlamak : Maddi veya manevi çok acı duymak, çok üzülmek.

Ciğeri sızlamak : Yüreği sızlamak.

İçi sızlamak : Çok üzülmek.

Kalbi sızlamak : Yüreği sızlamak.

Kemikleri sızlamak : Ölü huzursuz, rahatsız olmak.

Yüreği sızlamak : Çok acımak, çok üzülmek.

Yüreğinin başı sızlamak : Yüreği sızlamak.

Hafif : Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Önemli olmayan. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı.

Ağrımak : Vücudun bir yeri ağrılı durumda olmak.

Yakınmak : Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak.

Hafifçe : Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.

Diğer dillerde Sızlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Sızlamak ne demek? : v. ache, smart, sting, bite, tingle

Fransızca'da Sızlamak : faire mal, lanciner, se lamenter, gémir

Almanca'da Sızlamak : v. brennen, puckern, weh tun, wimmern, winseln

Rusça'da Sızlamak : v. болеть, ныть, причитать, кряхтеть