Cast light upon türkçesi Cast light upon nedir

Cast light upon ingilizcede ne demek, Cast light upon nerede nasıl kullanılır?

Cast : Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Rol dağıtmak. Rol dağılımı.

Light : Nur. Aydınlanmak. Işık saçmak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). İnmek (attan veya arabadan). Işık tutmak. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Konmak. Işık vermek. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut.

Upon : Göre. Üzerine. İle. Üstünde. Üzerinde.

Cast light : Işık tutmak. Işık yaymak. Işıklandırmak. Aydınlatmak. Aydınlatma. Aydınlığa kavuşturmak.

Throw light upon : Işık tutmak. Aydınlatmak.

 

İngilizce Cast light upon Türkçe anlamı, Cast light upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cast light upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleared : Dağılmak. Sıyırıp geçmek. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Gümrükten çekmek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Kapatmak. Gidermek. Temize çıkarmak. Aklamak.

Crystallise : Billurlaştırmak. Kristalleştirmek. Billurlaşmak. Şekil almak veya biçimlenmek. Belirginleştirmek. Kristal hale getirmek. Kristal hale gelmesine neden olmak. Açıklık getirmek.

Civilizing : Uygarlaştırmak. Uygarlaştırma. Kibarlaştırmak. Medenileştirme. Adam etmek. Medenileştirmek. Medenileşme.

Brighten : Canlanmak. Parlatmak. Neşelendirmek. Canlandırmak. Aklamak. Aydınlanmak. Canlılık vermek (bir yere). Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aydınlık olmak.

Crystallizes : Belirginleşmek. Belirginleştirmek. Tebellür etmek. Açıklığa kavuşturmak. Kristalleştirmek. Billurlaştırmak. Kristalleşmek. Kristalize etmek.

Cast light : Aydınlığa kavuşturmak. Işık yaymak. Aydınlatma. Işıklandırmak.

Elucidates : Açıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Açıklamada bulunmak. Açıklığa kavuşturmak. İzah etmek. Açığa kavuşturmak. Anlatmak. İzahat vermek.

Flash : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlama. Ani ışık. Görünüp hızla kaybolmak. Böbürlenmek. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Çarpıcı çekim. Çok hızlı hareket etmek. Flaş. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi.

 

Cast light upon synonyms : clarificate, bear a torch, crystalize, bring to light, flash on, brightening, brightened, crystallises, elucidate, crystallize, enlighten, clear up, civilise, brightens, clear, flashed, civilize, civilizes, charge, clarify, enlightens.