Lightening türkçesi Lightening nedir

Lightening ile ilgili cümleler

English: This is enlightening.
Turkish: Bu aydınlatıcı.

Lightening ingilizcede ne demek, Lightening nerede nasıl kullanılır?

Enlightening : Aydınlatıcı. Aydınlatma.

Unenlightening : Bilgilendirici olmayan. Bilgilendirmeyen. Açıklığa kavuşturma eğiliminde olmayan. Aydınlatmayan. Aydınlatıcı olmayan.

Lighten : Açmak (renk). Rahatlatmak. Parlamak. Yükünü azaltmak. Neşelenmek. Aydınlatmak. Rengini açmak. Hafiflemek. Parlatmak. Şimşek çakmak.

Lightened : Işıklı. Aydınlatmak. Rahatlatmak. Rengini açmak. Parlamak. Aydınlanmak. Hafifletmek. Parlatmak. Işık saçmak. Şimşek çakmak.

Lightener : Işıklandıran kimse veya şey. Hafifleten veya daha hafif yapan kimse veya şey.

Enlightened despotism : Aydınlanmacı despotizm. Aydınlanma despotizmi.

Enlightened regime : Aydınlanmış rejim. Medeni yönetim. Liberal devlet. İlerici hükümet.

Enlightened : Münevver. Okumuş. Açık fikirli. Aydınlanmış. Aydınlatılmış. Entelektüel. Arif. Aydın. Aydın (kimse). Kültürlü.

Be enlightened : Feyiz almak. Aydınlanmak. Aydınlatılmak.

Lighteners : Hafifleten veya daha hafif yapan kimse veya şey. Işıklandıran kimse veya şey.

İngilizce Lightening Türkçe anlamı, Lightening eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lightening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diminishing : Azalan. Mütenakıs. Eksilen.

Thunderbolts : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Şimşek şeklinde ok. Gökyüzüyle toprak arasındaki elektrik boşalması. Beklenmedik olay. Şaşırtıcı haber.

Enlightment : Aydınlanma.

Enlightenments : Bilgilenme. İlim. Aydınlanma. Bilgi. Aydınlanmış olma durumu. Aydınlık. Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu. Aydınlanma hareketi. Bilgilendirme.

Enlightenment : Aydınlanmış olma durumu. Bilgilendirme. Aydınlanma hareketi. İrfan. Aydınlık. İlim. Bilgilenme. Aydınlanma. Bilgi.

Attenuant : Sulandırıcı. Kanı sulandırıcı. Atenüant.

Easing : Gevşeme. Rahat ettirme. Düşürme. İndirmek. İç rahatlatıcı.

Assuasive : Dindirici. Sakinleştirici. Yatıştırıcı.

Belittling : Eleştirme. Hor görme. Küçük görme. Kötüleme. Küçük düşürme. Yerme. Aşağılama. Küçültülme. Küçülterek.

Modulation : Yüksek sıklıkta bir akımın genliğini, sıklığını ya da evresini, bu akıma bindirilen bir alkımla uygun biçimde değiştirme. Kiplenim. Tadil. Değiştirme. Modülasyon. Geçiş. Değiştirim. Kipleme. Hücrenin esas karakterlerini bozmadan çevre uyartıları ile meydana gelen değişme. bazı ikinci uyartılar (modülator) tarafından bir hücreye verilen bir işaretin ya da cevabın gücünde değişiklik meydana getirilmesi.

Lightening synonyms : enucleate, elucidation, change of color, descent, palliative, bleach, ax, assuagement, abridgments, elucidations, curtailments, palliatives, enlightening, abatement, attenuation, lightning, extenuations, lighting, clearing, clarifications, edification, extenuation, abridgment, clarification, abatements, abating, dimming, cast light, appeasement, appeasements, lightnings, mitigant, clarifying.