Easing türkçesi Easing nedir
- Hafifletme.
- Rahat ettirme.
- Azaltma.
- İç rahatlatıcı.
- İndirmek.
- Düşürme.
- Gevşeme.
Easing ile ilgili cümleler
English: Ali became increasingly agitated.
Turkish: Ali giderek ajite oldu.
English: Ali is teasing.
Turkish: Ali muziplik ediyor.
English: Alcohol consumption is increasing every year.
Turkish: Alkol tüketimi her yıl artıyor.
English: A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Turkish: Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.
English: According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Turkish: Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.
Easing ingilizcede ne demek, Easing nerede nasıl kullanılır?
Easing the pain : Acıyı azaltma. Acıyı giderme. Acıdan kurtarma. Acının şiddetini düşürme.
Easing the tension : Gerginliği azaltma. Tansiyonu düşürme. Endişeyi hafifletme.
Adrenocorticotropin releasing hormone : Adrenokortikotropik hormon salgılatıcı hormon. Kortikotropin salgılatıcı hormon.
Appeasing : Gönlünü almak. Azaltmak. Yatıştırıcı. Bastırmak. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Hafifletmek. Gidermek. Yatıştırma. Yatıştıran.
Ceasing : Kesilme.
Creasing : Buruşan. Kırışmaya yatkın olan. Katlanmaya yatkın olan. Buruşma.
Decreasing : Azaltan. Azalış. Düşen. Alçalan. Azalan. Mütenakıs. Küçülen. Eksilen.
Corticotropin releasing hormone : Hipotalamustan salgılanan hipofiz ön lobundan acth salınımını uyararak böbrek üstü bezlerinden glukokortikoit ve mineralokortikoit salınımını artıran 41 amino asitten oluşmuş peptit yapılı bir hormon, kortikotropin salgılatıcı hormon, adrenokortikotropik hormon salgılatıcı hormon, crh, acth-rh. Kortikotropin salgılatıcı hormon.
Controlled releasing : Kontrollü salıverme. Ağızdan alınan kısa etki süreli ilaçların etki süresini uzatmak ve daha etkili olmalarını sağlamak amacıyla farmasotik biçim değişikliğiyle salıvermeyi yavaşlatma olayı.
Decreasing depreciation : Azalan amortisman.
İngilizce Easing Türkçe anlamı, Easing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Easing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reduction : Küçültme. Alacaklı indirimi. Boyun eğdirme. Düşüş. Bir bileşikten oksijen çıkarılması veya bir atom, iyon veya molekülün elektron kazanması. hacimce küçülme, miktarca azalma, indirgeme, redüksiyon. Negatifi zayıflatma. İndirgenme. Bir öğe ya da yükünün elektron alarak daha düşük değerliğe inmesi. örn. Tenzilat.
Degradations : Aşağılık bir durum. İndirme. Bozulma. İndirgeme. Alçalma. Yozlaşma. Azalma. Degradasyon. Rütbesini indirme.
Ax : Kovmak. Kısma. Balta. Baltayla budamak. İptal etmek. Baltalamak. Kovma. Çalgı. İşten kovma.
Decrease : Düşmek. Azalma. İnişe geçmek. Eksiltmek. Düşüş göstermek. Eksilmek. Düşüş. Azaltmak. Küçülmek. İnmek.
Disembarrassment : Güç bir durumdan kurtarma. Sıkıntıdan kurtarma. Rahatlatma. Sıkıntıdan kurtarılma.
Rollbacks : Geri çağır. Püskürtme (düşman). Geridönüş. Başlangıca dönüş. Geri püskürtme. Aşağı çekme. Fiyatları indirme. Geri yuvarlanma. Ucuzlatma.
Liberalization : Liberal olma eylemi veya süreci. Dışalım, dışsatım ve sermaye hareketleri üzerindeki her türlü kısıtlamanın kaldırılması veya azaltılması. ekonomide her türlü devlet müdahalesinin azaltılması veya tamamen kaldırılması ile serbest piyasa düzeneği işleyişinin sağlanması. Serbestleşme. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalisation). Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Serbestleştirme. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberalizasyon. Liberalleştirme.
Abatements : İndirilme. İptal (hukuk terimi). Azalma. Hafifleme. İndirme. Zayiat. Yürürlükten kaldırma. İptal. Fütur.
Alleviation : Hafifleme. Yatışma. Teselli.
Bring down : Vurup indirmek. (yönetimi) düşürmek. Yıkmak. Aşağıya indirmek. Azaltmak. Devirmek. Yaralamak. Değerini düşürmek. Düşürmek.
Easing synonyms : alighting, palliation, heartening, spills, bashed, clump, relaxation, clouting, causing to fall, degradation, extenuations, bate, off glide, moderation, extenuation, change, alteration, easement, abating, axe, curtailment, clout, alleviate, spill, bashes, cast down, decompression, galling, beat down, decompressing, relaxion, abate, relaxations.
Easing zıt anlamlı kelimeler, Easing kelime anlamı
Embarrassment : Mahcup olma. Bozuntu. Utanma. Para sıkıntısı. Bozum. Utanç duyma. Parasızlık. Rahatsızlık. Sıkıntı. Şaşkınlık.
Increase : Zam yapmak. Yükseltmek. Artış. Artmak. Büyümek. Üremek. Çoğaltmak. Çoğalmak. Artma. Eder artırımı.
Compression : Özetleme. Kompresyon. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bastırma. Sıkıştırma. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Basınç. Tazyik. Kompresyon basınç ölçümü. Basınçlandırma.

Bu kısımda Easing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Easing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Easing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Easing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.