Lightheaded türkçesi Lightheaded nedir

Lightheaded ile ilgili cümleler

English: Ali felt lightheaded.
Turkish: Ali sersem hissetti.

Lightheaded ingilizcede ne demek, Lightheaded nerede nasıl kullanılır?

Lightheadedness : Baş dönmesi. Uçarılık. Sersemleme. Sersemlik. Bayılma hissi. Düşüncesizlik. Dengeyi kaybetme.

Lighthearted : Keyifli. Tasasız. Karnı geniş. Endişesiz. Neşeli. Şen. Gamsız. Kaygısız.

Lightheartedly : Endişesizce. Kaygısızca. Neşeyle. Neşeli bir şekilde. Mutlulukla.

Lightheartedness : Gamsızlık. Tasasızlık. Kaygısızlık.

Lightheeled : Atik.

İngilizce Lightheaded Türkçe anlamı, Lightheaded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lightheaded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fuddled : Çakırkeyif. Sersemlemiş. Sarhoş. Mahmur.

Birdbrain : Kuş beyinli (argo terim). Kuş beyinli. Aptal. Kafasız.

Amorous : Aşk. Aşkla ilgili. Tutkun. Cinsel aşka eğilimli. Sevdalı. Aşıkane. Aşka meyilli. Şehvetli. Şehvet dolu.

Addled : Çürümüş. Şaşkın. Çürük (yumurta). Şaşkaloz. Cılk (yumurta). Kafası karışmış. Cılk.

Haziest : Çakırkeyif. Müphem. Bulutlu. Anlaşılmaz. Bulanık. Dumanlı. Çapraşık. Sisli. Belirsiz.

 

Flippant : Hafif. Hiçbir şeyi ciddiye almayan. Hiçbirşeyi ciddiye almayan. Arsız. Küstah. Saygısız. Ciddiyetten uzak.

Flighty : Hafif. Kaprisli. Dönek. Havai. Değişken. Delişmen. Gelgeç. Kararsız. Aklı bir karış havada.

Floozies : Orospu. Fahişe. Hoppa kadın.

Pissed : İşenmiş. Çakırkeyif. Sarhoş. Leyla. Matiz. Kaba. Sinirlenmiş. Tepesi atmış.

Pates : Akıl. Ezme. Etli börek. Beyin. Hamur macun. Kafa. Pate. Kelle.

Lightheaded synonyms : airheaded, feeling no pain, pixilated, empty headed, cocket, comatose, sick, crocked, light headed, pate, fop, dizzies, birdbrains, loaded, slopped, airheads, dizziest, clot, clod, skuiffy, wanderings, languishing, flightiest, booby, delirious, blotto, felt dizzy, fainted, light, addle brained, tipsier, wandering, airhead.

Lightheaded zıt anlamlı kelimeler, Lightheaded kelime anlamı

Well : Apartman boşluğu. Sahne altı üçüncü bodrum. Peki. Merdiven boşluğu. Sağlığı yerinde. Fışkırıp akmak. Kuyu. Kaynak. Bagaj. İyi.

Serious : Ağrıbaşlı. Şakaya gelmeyen. Kellifelli. Ciddi. Vakarlı. Tehlikeli. Ağır. Temkinli. Şaka yapmayan. Ağırbaşlı.

Lightheaded ingilizce tanımı, definition of Lightheaded

Lightheaded kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disordered in the head. Dizzy. Delirious.