Line in türkçesi Line in nedir
- Giriş.
- İçine çizmek.
- Giriş hattı.
- Gelen hat.
Line in ile ilgili cümleler
English: Divide this line into twenty equal parts.
Turkish: Bu doğruyu yirmi eşit parçaya bölünüz.
English: I ran into Michael and Caroline in town this afternoon.
Turkish: Bu öğleden sonra şehirde Michael ve Caroline'e rastladım.
English: He cast his line into the lake.
Turkish: O, oltasını göle fırlattı.
English: Nobody anticipated such a sharp decline in interest rates.
Turkish: Hiç kimse faiz oranlarında böylesine keskin bir düşüş beklemiyordu.
English: I think the first thing you might want to do is put some gasoline in your car.
Turkish: Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.
Line in ingilizcede ne demek, Line in nerede nasıl kullanılır?
Line : Sürütme oltaları. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Kaplamak. Hat. Sıra. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Kırıştırmak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit.
In : Da. İç. Çok moda olan. Halinde. İçinde. İktidardaki. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. İçeriye. Olarak.
Line in connection : Gelen hat bağlantısı.
Line in input level : Gelen hat giriş düzeyi.
Line in input meter : Gelen hat giriş ölçer.
Line in use : Hat kullanımda.
Line in mute : Gelen hat sessiz. Giriş hattı sessiz.
İngilizce Line in Türkçe anlamı, Line in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Line in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Admissions : İtiraf. Emme (mühendislik terimi). Giriş izni. Kabul. Girme. Giriş ücreti. Katılma.
Anted : Bop. [#ön Önce]. Para vermek. Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak. Ödemek. Ön. Bop (poker).
Anting : Ön. Para vermek. Ödemek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Önce. Para sürmek. Bop. Bop (poker). Para koymak.
Admission : Katılma. Emme (mühendislik terimi). Emme. İçeri alma. İtiraf. Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi. Teslim. Giriş izni. Kabul.
Admittance : Kabul. Alım. Geçirgenlik. Giriş hakkı. Giriş ücreti. Empedans evrik değeri. Giriş izni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Admitans.
Accesses : Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Erişmek. Hastalık nöbeti. Methal. Nüfuz. Kullanma. Yanaşmak. Yaklaşım. Erişim.
Inscribing : Yazım işlemi. Yazmak. Kazımak. Kaydetmek. Atfetmek.
Admittances : Giriş ücreti. Admitans. Empedans evrik değeri. Alım. Giriş izni. Kabul. Giriş hakkı.
Inscribe : Hakketmek. Tescil etmek. Atfetmek. Yazmak. Yazmak (yazıt). Kazımak. Kaydetmek.
Arriving : Gelen. Gelme. Yakında olacak olan. Görünüm. Vasıl. Ulaşma. Ulaşan. Geliş.
Line in synonyms : linein, antings, antes, inscribes, advents, adits, access, anteing, adit, ante.

Bu kısımda Line in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Line in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Line in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Line in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.