Lipstick türkçesi Lipstick nedir

Lipstick ile ilgili cümleler

English: My favorite color of lipstick is pink.
Turkish: En sevdiğim ruj rengi pembedir.

English: Jale's lipstick is smeared.
Turkish: Jale'nin ruju bulaşmış.

English: Brian bought some lipstick for Kate.
Turkish: Brian, Kate için bir ruj satın aldı.

English: I'm looking for a lipstick to go with this nail polish.
Turkish: Bu ojeyle gidecek bir ruj arıyorum.

English: Brian bought a lipstick for Kate.
Turkish: Brian Kate için bir ruj satın aldı.

Lipstick ingilizcede ne demek, Lipstick nerede nasıl kullanılır?

Oil lipstick : Yağ çubuğu. Yağ düzeyini ölçmek için yağlıktaki yağa daldırılan metal çubuk.

Lipsticks : Dudak boyası. Ruj.

Slipstick : Sürgülü hesap cetveli.

Slipstream : Pervane akımı. Pervane arkasındaki hava akımı. Hareket halindeki bir taşıtın geriye ittiği hava veya su akımı. Pervane rüzgarı. Dümen suyu. Pervanenin meydan getirdiği su akımı.

Hang on the lips of : Can kulağıyla dinlemek. Can kulağı ile dinlemek.

Annular eclipse : Ay tekerinin güneş tekerini ortada örtmesi sonucu görülen, güneş çevresinin ışıklı kaldığı tutulma. Halkalı güneş tutulması. Dairesel tutulma.

Lipschitz mapping : Lipschitz gönderimi.

Smacked his lips : Dudaklarını şapırdatmış. Dudaklarını yumup bir ses çıkaracak şekilde onları tekrar ayırmış.

 

Lipschitz property : Lipschitz özelliği.

Kissed her on the lips : Onu dudaklarından öptü. Onun ağzını öptü.

İngilizce Lipstick Türkçe anlamı, Lipstick eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lipstick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rouge : Allık sürmek. Allık. Allık parlatma tozu. Al. Ruj sürmek. Dudaklarını boyamak.

Make up : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Toplamak. Uydurmak. Toparlamak. Makyajı uygulama işi. Yüz boyama. Telafi etmek. Hazırlamak. Sallamak. Barışmak.

Lippy : Saygısız. Küstah. Konuşkan. Terbiyesiz. Çenesi düşük. Geveze. Münasebetsiz.

Delineate : Tasvir etmek. Çizerek açıklamak. Skecini yapmak. Betimlemek. Taslağını çizmek. Resmetmek. Şeklini çizmek. Tarif etmek.

Rouging : Al. Allık parlatma tozu. Allık sürmek. Allık. Dudaklarını boyamak. Ruj sürmek.

Limn : Resmini yapmak. Resmini çizmek. Çizmek. Tasvir etmek. Resimlemek. Resmetmek.

Outline : Taslak. Ana hatlarıyla belirtmek. Çerçeve. Hulasa. Taslağını çizmek. Ana çizgiler. Krokisini yapmak. Dış çizgi. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi.

Rouges : Ruj sürmek. Allık parlatma tozu. Allık. Allık sürmek. Dudaklarını boyamak. Al.

War paint : En iyi giysi. Makyaj. Makyaj malzemesi. Savaş boyası.

Lipstick synonyms : lip rouge, lipsticks, makeup.