Listers türkçesi Listers nedir

  • Ekime hazırlanarak çizgi ve çapalanmış düz sıra yapan saban.
  • Bir saban çeşidi.

Listers ile ilgili cümleler

English: Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Turkish: Tom'un yürüyüş botlarıyla sorunu var. Bir ayağının tabanında kabarcıklar var.

English: I've got blisters on my feet.
Turkish: Ayaklarımda şişlikler var.

English: The one whose butt got burned has to sit on the blisters.
Turkish: Poposu yanan kişi kabarcıkların üstünde oturmak zorundadır.

English: I've got blisters on my fingers.
Turkish: Benim parmaklarımda nasırlar var.

English: I've got blisters.
Turkish: Kabarcıklarım var.

Listers ingilizcede ne demek, Listers nerede nasıl kullanılır?

Blisters : Su toplama. Rasat kulesi. Su toplanmış kabarcık. Su toplatan şey. Kabarcık. Silah bölmesi. Yakı.

Enlisters : Yardımını temin eden. Bir işe atılan. Askeri hizmet için insanları kaydeden kimse. Kaydeden. Gönüllü olarak askere giden. Askere alma kaydı yapan kimse. Askere alan.

Glisters : Pırıltı. Parıldamak. Işıldamak. (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak.

Basin lister : Sıralı çukur açma makinesi. Sıralı çukur açma makinası.

Joseph lister : Fenik asidin etkili antiseptik ve anti bakteriyel madde olduğunu kanıtlayan (1865'te) ingiliz cerrah ve tıp bilim adamı. Baron lister (1827-1912).

 

Blister : Rasat kulesi. Çıkışmak. Kabarmak. Kabartı. Kabarcıklanmak. Su toplanmış kabarcık. Yakı. Silah bölmesi. Boyanın kabarması. Su toplama.

Blister fly : Kuduzböceği. Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; ispanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği.

Blister bug : Meloidae ailesinde bulunan, kuru gövdeleri insan derisiyle temas ettiğinde kabarcık oluşumuna neden olan ve bazen de tahriş edici madde olarak kullanılan böcekler, lytta vesicatoria. Kabarcık böceği.

Blister pack : Kılıf ambalajın şeffaf kısmı.

Listeria : Gram pozitif, sporsuz, aerobik, isteğe bağlı anaerob, kısa zincirli kokobasil veya bazen filamentoz biçimli bakteri. Bazı yiyecekler üzerinde bulunan ve hastalığa sebep olan çubuk şeklinde, aerobik, gram pozitif bakteri. Listeriya. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsanlarda ve hayvanlarda hastalıklara yol açan çubuk şeklindeki aerobik parazitik bakteri. Listeria.

İngilizce Listers Türkçe anlamı, Listers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Listers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Center : Odak. Merkez almak. Ortalamak. Çevresinde dönüp dolaşmak. Santra. Orta. Kemer inşaat desteği. Punta. Orta alan. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler.

Pay heed : Kulak vermek. Dikkat etmek.

 

Advert : Reklam. Reklam (ingiliz ingilizcesi). Bahsetmek. İlan (ingiliz ingilizcesi). Dokundurmak. Zikretmek. İlan. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Değinmek. İma.

Attend : Beraberinde getirmek. Dinlemek. İştirak etmek. Bulunmak. İlgilenmek. Hizmet etmek. Bakmak. Kulak vermek. Devam etmek. Beklemek.

Centre : Punta. Ortalamak (merkezlemek). Merkezde toplamak. Ortaya almak. Kemer inşaat desteği. Santra. Ilımlı politik görüş. Ilımlı kimse. Merkezlemek.

Comprehend : Anlamak. -i anlamak. Kapsamak. İçine almak. Bilincine varmak. Algılamak. İhtiva etmek. Kavramak. -in esasını kavramak. İdrak etmek.

Eavesdrop : Kulak kabartmak. Gizlice dinlemek. Kulak misafiri olmak.

Hearken : Dinlemek. Kulak vermek.

Harken : Dinlemek. Kulak vermek.

Focus : Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). Bir çekide toplamak. İlgi merkezi. Odaklamak. Odağı ayarlamak. Odaklama eylemi. Odak ayarı yapmak. Odak. Fokus yapmak. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.

Listers synonyms : hark, incline, lister, perceive, give ear, hear out, concentrate, pore, listen in, rivet, hang, hear, take heed.

Listers zıt anlamlı kelimeler, Listers kelime anlamı

Brother : Birader. Kardeş. Tarikat üyesi. Aynı türkümün erkek üyesi. Erkek kardeş. Dadaş. Gardaş. Birlik. Dost. Arkadaş.

Disobey : İtaat etmemek. İhlalde bulunmak. Karşı gelmek. Uymamak. Söz dinlememek. İtaatsizlik etmek. Dinlememek. -e uymamak. Riayet etmemek.

Listers antonyms : male sibling.