Glisters türkçesi Glisters nedir
- (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak.
- Işıldamak.
- Pırıltı.
- Parıldamak.
Glisters ingilizcede ne demek, Glisters nerede nasıl kullanılır?
Glister : (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak. Parıltı. Işıldamak. Parıldamak. Pırıltı.
Glistered : Parıldamak. Işıldamak. (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak.
Glistering : (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak. Işıldamak. Pırıltı. Parıldamak.
Glisteringly : Parlak bir şekilde.
Glisten : Kesik kesik parlamak. Parıltı. Pırıldamak. Kıvılcım. Parlamak. Pırıltı. Parlama. Işıldamak. Parıldamak.
Glissading : Kayma. (dağdan vb) aşağıya kayma. Kaymak. Dansta yana kayma.
Glissaded : Kayma. Kaymak. (dağdan vb) aşağıya kayma. Dansta yana kayma.
Anglist : İngilizce dilbilimcisi. İngiliz dili veya edebiyatı alanında uzman kimse.
Anglistics : İngiliz edebiyatı veya ingiliz dili eğitim çalışmaları.
Glissade : Genellikle sıçrama ve atlamalardan önce beşinci duruşla başlar. bir ayak açık olarak kaydırılır ve geriye alınır; sonra öteki ayak kapalı olarak kaydırılır. dirsekler hafifçe bükük, yarı parmak ucu ile hafifçe yükselinir. Dansta yana kayma. Kaymak. Adım kaydırma. Kayma. (dağdan vb) aşağıya kayma.
İngilizce Glisters Türkçe anlamı, Glisters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glisters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Laurence : Bir erkek ismi.
Coruscated : Parlamak.
Tumefy : Şişirmek. Kabarmak. Kabartmak. Şişirme. Kabarma. Şişmek.
Glinting : Parlama. Parlamak. Kıvılcım saçmak. Işıldama.
Glittered : Göze çarpmak. Işıltı. Göz almak. Parlaklık. Parlamak. Pırıldamak. Parıltı.
Gleamed : Parlamak. Pırıldamak. Yalkı. Parıltı. Işımak. Parlaklaşmak. Işın yaymak.
Blink : Kaçınmak. Görmemezlikten gelmek. Parlamak. Göz yummak. Kırpmak. Göz ardı etmek. Kırpıştırmak. Titreşerek parlamak. Yanıp sönmek.
Glared : Göz kamaştırıcı parıltı. Kızgın bakmak. Göze batmak. Kötü kötü bakmak. Ters ters bakmak. Parıltı. Dik dik bakmak. Parlamak. Göz kamaştırmak.
Scintillation : Işıldama. İyonlaştırıcı parçacığın neden olduğu çok kısa süreli (birkaç mikrosaniye ya da daha az) ışıldama. Kıvılcım saçma. Çakım. Fizik, uzay, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sintilasyon. Kırpışım. Kıvılcımlar saçma. Işiközlerinin enine dalgalar halinde titreyerek yayılması. Nükteli konuşma.
Coruscating : Aşırı derecede canlı ve heyecanlı. Çok eğlenceli. Parlamak. Parlak bir şekilde yansıtmak. Işıldayan.
Glisters synonyms : tumesce, gleams, glistened, swell, glistering, glitter, intumesce, effulges, sheening, glisten, glanced, glinted, iridescent, glint, vesicate, sheen, glancing, glances, sparkle, effulge, blinked, glints, brightness, burn, coruscate, coruscates, glance, gleam, sheened, glister, swell up, glares.
Glisters zıt anlamlı kelimeler, Glisters kelime anlamı
Dullness : Sönüklük. Sersemlik. Matlık. Kesat. Ahmaklık. Asamiyet. Sıkıntı. Durgunluk. İdraksizlik. Körlük.
Cold : Bürudet. Kaçınılmaz. Soğukalgınlığı. Soğuk hava. Nevazil. İtici. Nezle. Üşümüş. Baygın. Soğuk.

Bu kısımda Glisters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glisters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glisters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glisters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.