Liven türkçesi Liven nedir

Liven ingilizcede ne demek, Liven nerede nasıl kullanılır?

Livened : Canlanmak. Neşelenmek. Neşelendirmek. Canlandırmak.

Livener : Canlılık kazandıran kimse veya şey. Bir çizgi kokain. Canlandıran kimse veya şey. Neşelendiren veya hareketlendiren kimse veya şey. Yorgun bir günün sonunda rahatlamak amacıyla içilen içki. İlk kadeh.

Liveners : Neşelendiren veya hareketlendiren kimse veya şey. Canlılık kazandıran kimse veya şey. İlk kadeh. Bir çizgi kokain. Canlandıran kimse veya şey. Yorgun bir günün sonunda rahatlamak amacıyla içilen içki.

Liveness : Canlılık.

Livening : Neşelenmek. Canlılık katan. Neşelendiren. Canlandırmak. Hareketlendiren. Canlandıran. Canlanmak. İlham veren. Neşelendirmek.

Be enlivened : Renklenmek.

Enlivens : Canlandırmak. Hayat bulmak. Cana can katmak. Şenlendirmek. Renk katmak. Neşelendirmek. Neşe vermek. Renklendirmek. İhya etmek. Renk vermek.

Enlivening : Canlandırıcı. Canlandırma.

Livens : Neşelendirmek. Canlandırmak. Canlanmak. Neşelenmek.

Enlivened : Neşelendirmek. Canlandırmak. Canlandırılmış. Renklendirilmiş. İhya etmek.

İngilizce Liven Türkçe anlamı, Liven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amuse : Hoşafına gitmek. Kırıp geçirmek. Avutmak. Eğlendirme. Avundurmak. Eğlendirmek. Güldürmek. Oyalamak.

Bestir oneself : Gayretlenmek. Davranmak. Harekete geçmek.

Jollified : Birini neşelendirmek. Şenlendirmek. Mutlu olmak. Gürültüyle kutlamak.

Animates : Canlılık kazandırmak. Hareketlendirmek. Hayat bulmak. Hayat vermek. Can vermek. Diriltmek. Yaşam bulmak. Anime etmek.

Boost : Kuvvetini artırmak. Yukarıya itmek. İtelemek. Alttan yukarıya ittirmek. Yardım için itmek. Artırmak (fiyat). İtmek. Voltajını yükseltmek. Artış. Destek.

Brightened : Parlatmak. Aydınlatmak. Aydınlanmak. Aklamak.

Arouse : Harekete geçirmek. Ayaklandırmak. Hayat bulmak. Kaldırmak. Uyanmak. Uyandırmak. Uyuyan devi uyandırmak.

Brisk : Hareketlendirmek. Faal. Canlı. Çevik. Hareketlilik. Sertçe esen (rüzgar). Sert (hava). Çabuk ve aktif. Hareketli.

Spirit up : Cesaretlendirmek.

Liven synonyms : juice up, pep up, liven up, brisk up, lighten, cheer, blossom, animating, effervesce, inspirit, brisked, awakens, ginger up, stimulate, awake, jollify, perk up, awaken, brighten, brightens, arouses, jollifies, enliven, animate, brace, amuses, buck up, jazz up, effervesces, jollifying, lightens, livened, brightening.

Liven zıt anlamlı kelimeler, Liven kelime anlamı

Sedate : Oturaklı. Uyku ilacı verip uyutmak. Sakin. Temkinli. Sakinleştirici ilaç vermek. Durgun. Ağırbaşlı. Yatıştırıcı vermek. Vakarlı. Sakinleştirmek.

Deaden : Köreltmek. Parlaklığını gidermek. Kesmek (ses veya ağrı vb'ni). Yok etmek. Kesmek. Katılaştırmak. Azaltmak. Zayıflatmak. Duygusuzlaştırmak. Körletmek.

De energise : -den elektrik enerji sini boşaltmak. Daha az dayanma gücü veya enerjisi olmak (ayrıca de energize). Elektrik enerjisini ortadan kaldırmak. Gücü kesmek.

Liven antonyms : de energize.