Localizer türkçesi Localizer nedir

  • Belirli bir bölgeye yoğunlaşan bir şey.
  • Bölgesel hale getiren bir şey.
  • Belirli bir alan ile sınırlandıran bir şey.
  • Durum bildirme biykını.
  • Yerelleştiren bir şey.
  • Lokaliler.
  • (tıp veya medikal terimi) radyografi aracılığı ile göz küresindeki katı parçacıkları tespit eden cihaz.
  • Yer saptayıcı.
  • Pistin merkez hattını gösteren elektronik kısım.
  • Yerseyici.

Localizer ingilizcede ne demek, Localizer nerede nasıl kullanılır?

Delocalizer orbit : Yaygın yörünge.

Localize : Saptamak. Yerini saptamak. Yerelleştirmek. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Yerini belirlemek. Belirli bir yere sınırlamak. Sınırlamak. Mekansallaştırmak. Yereltmek. Lokalize etmek.

Localized : Belirli bir yere mahsus olan. Yerelleşmiş. Sınırlandırılmış. Lokal. Yerleşik. Yerelleştirilmiş. Yerel. Sınırlı. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localised). Sınırlanmış.

Localized acromegaly : Lokal akromegali.

Localized heating : Bölgesel ısıtma. Yerel ısıtma.

Localized phenomena : Yerel görüngüler.

Localized scleroderma : Köpeklerde yerel deri sertleşmesi. Yerel skleroderma.

Canine localized scleroderma : Köpeklerin ender rastlanan, göğüs ve bacaklar üzerindeki derinin kollajen liflerindeki artış sonucu, derinin kayış gibi sertleşip kalınlaşması ve renginin koyulaşmasıyla belirgin bozukluk, yerel skleroderma. Köpeklerde yerel deri sertleşmesi.

 

Localization test tool : Yerelleştirme sınama aracını. Yerelleştirme sınama aracı.

Delocalized orbital : Dolanca yayılımı. Yaygın yörüngeç. Yöresizleşmiş dolanca. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerel bir dolancanın, başka öğeciklerin ve özdeciklerin dolancalarını kapsayacak biçimde genişlemesi. Özdeciğin belli bir yöresine değil de, her yanına yayılmış yörüngeç.

İngilizce Localizer Türkçe anlamı, Localizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Localizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enunciate : Tellaffuz etmek. Düşünceleri açıkça belirtmek. Kesinlikle ifade etmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. Söylemek. Kesin ifade etmek. İlan etmek. Düşünce belli etmek. Bildirmek. Telaffuz etmek.

Quaver : Tril. Ses titremesi. Titrek sesle söylemek. Sesini titretmek. Titremek (ses). Titremek. Titreme. Sesi titretme. Titreterek söylemek. Ses titreterek söylemek.

Say : Söylemek. Okumak. Son söz. Söz. Varsaymak. Okumak (dua). Etmek (dua). Buyurmak. Laf. Farzetmek.

Waver : Titreşmek. (alev) titremek. Zayıflamak. Tereddüt etmek. Muallakta kalmak. Boyun eğmek. Sallanmak. Tereddüd etmek. Sendelemek. Sürekliliğini yitirmek.

Voice : Ses. Düşünce. Dile getirmek. İfade etmek. Çatı. Konuşma yetkisi. Fikir. Söylemek. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Ses çıkarmak.

Localize : Yerini saptamak. Yerini belirlemek. Lokalize etmek. Belirli bir yere sınırlamak. Yerelleştirmek. Mekansallaştırmak. Saptamak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Yereltmek. Sınırlamak.

 

Chirk : Alkışlamak. Sevinçle bağırmak. Neşeli keyifli şen olmak. Çığlık atmak. Galler'de yerleşim yeri. Tiz bir ses çıkarmak.

Situate : Yerleştirmek. Tevdi etmek. Konumlanmak. Yerini belirlemek.

Pronounce : Telaffuz etmek. Resmen bildirmek. Duyurmak. Söylemek. Bildirmek. Ayıtmak. Tefhim etmek. Bildirmek (kararı). İlan etmek. Fikrini söylemek.

Vocalise : Sesli harf yerine kullanmak. Vokal yapmak. Ses üretmek. Dillendirmek. Ağızlamak. Bir ünlü olarak ünsüz bir harfi telaffuz etmek. Sesli duruma getirmek. Ünlüye dönüştürmek. Ünsüz bir metni ünlü işaretlerle işaretlemek (vocalize olarak da yazılır). Türkü söylemek.

Localizer synonyms : locate, sound out, enounce, place, sound, articulate.

Localizer zıt anlamlı kelimeler, Localizer kelime anlamı

General : Yaygın. Komutan. Paşa. Halk. Genel. Orgeneral. Şef. Yalpı. Genel ilkeler. Genel mahiyette.

Localizer antonyms : devoice.