Logjam türkçesi Logjam nedir

  • Tıkanıklık.
  • Engel.
  • Yerinden oynamaz bir yığın şeklinde bir arada sıkışmış olan yüzer tahta kütükler.
  • Tıkanıklık veya tıkanma.

Logjam ingilizcede ne demek, Logjam nerede nasıl kullanılır?

Logjams : Tıkanıklık. Engel. Tıkanıklık veya tıkanma. Yerinden oynamaz bir yığın şeklinde bir arada sıkışmış olan yüzer tahta kütükler.

Log book : Günlük. Gemi seyir jurnali. Seyir defteri. Gemi defteri. Kayıtların yazıldığı defter. Günlük hareket defteri. Seyir jurnali. Gemi jurnali. Günlük defteri.

Log cabin : Kütükten yapılı kulübe. Kümültü. Kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe vb mesken. Kütük ev. Kütüklerden yapılmış kulübe. Ahşap kulübe. Kütükten yapılmış kulübe.

Log chip : Güverte jurnali. Gemi seyir jurnali. Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç. Parakete tahtası. Parakete. Seyir jurnali.

Log enable : Giriş açık.

Log file : Log dosyası. Günlük kütüğü. Günlük dosyası.

Log likelihood objective function : Log-olabilirlik amaç fonksiyonu.

Log likelihood function : Log-olabilirlik fonksiyonu.

Log into : (-e) girmek.

Log format : Günlük biçimi.

İngilizce Logjam Türkçe anlamı, Logjam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Logjam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Barraged : Nehir barajı. Engelleme ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Yaylım ateşi. Bent. Soru yağmuruna tutmak. Baraj. Yağmur.

Deadlocks : Sürmeli kilit. Çıkmaza sokmak. Tıkanmak. Yerinde saymak. Hareketin tamamen durması. Çıkmaza girmek. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çıkmaz. Çözümsüzlük.

Atresia : Tabii kanalların deliklerinin doğuştan tıkalı olması. Açık olması gereken bir delik veya kanalın doğuştan kapalı olması. Doğuştan tıkanıklık (tıp veya medikal terimi). Atrezi.

Baulks : Engellemek. Durdurmak. Duraksamak. Kaçınmak. Ket. İnat etmek. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Sürülmemiş tarla.

Bar : Parmaklıklarla örtmek. Hariç. Katmamak. Savunmanlar kurumu. Parça. Kalıp. Parmaklık takmak. Baro. Bariyer. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan.

Halt : Topallamak. Sendelemek. Durmak. Tereddüt etmek. Kesmek. Tereddüd etmek. Duraksamak. Durdurmak. Duruş. Durma.

Airlessness : Hava eksikliği. Havasızlık.

Deadlock : Yerinde saymak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Kaynak bekleme. Çıkmaza girmek. Sürgü kilit. Çıkmaza sokmak. Sürmeli kilit. Hareketin tamamen durması.

Mass : Kütle. Seri. Bir araya gelmek. Kudas. Çokluk. Yığın. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Bilgisayar, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kilise ayini. Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla kendiliğinden oluşan; örgütlenme ölçüsü ile "biz kümesi" düşünce, duygu ve davranışı en düşük olan kişilerden kurulu toplumsal küme. (çoğu kez "kalabalık" "toplantı", dahası "sürü davranışlı küme" den ayrılık gösterir). kimi kez sayılama işlemi çerçevesi içinde, sayılaması yapılan olay yığınına (okur yazarlar, evliler, suçlular, örgütlü işçiler vb.) verilen ad.

 

Logjam synonyms : logjams, complication, barricading, countercheck, check, being choked up, barrage, clogging, hitch, contretemps, holdups, congestions, stay, barricade, dead lock, barriers, barrages, blocking, barraging, arrest, barricades, stoppage, barrier, stop, congestion, blockage, bottleneck, holdup, blockages, baulking, bottlenecks.