Loitering türkçesi Loitering nedir

  • Giremez.
  • Sürtme.
  • Boşa zaman harcama.
  • Aylaklık etme.
  • Aylak aylak dolaşma.
  • Zaman harcama.
  • Amaçsızca vakit geçirme.

Loitering ingilizcede ne demek, Loitering nerede nasıl kullanılır?

Loiteringly : Boşa zaman harcayarak. Aylaklık ederek. Hiçbir şey yapmadan. Boş boş.

Loiter : Aylak aylak dolaşmak. Dolaşmak. Gezmek. Aylakça dolaşmak. Oyalanmak. Sallanmak. Yolda oyalanmak. Sürtmek.

Loitered : Sürtmek. Aylakça dolaşmak. Dolaşmak. Gezmek. Oyalanmak. Sallanmak. Yolda oyalanmak. Aylak aylak dolaşmak.

Loiterer : Boş gezen kimse. Boş gezen. Başıboş dolaşan. Aylak. Aylak dolaşan kimse. Aylakça dolaşan kimse.

Loiterers : Aylakça dolaşan kimse. Boş gezen kimse. Başıboş dolaşan. Aylak.

Exploitee : Sömürge. İstismar edilen kimse. Kullanılan kimse.

Exploiter : Sömürücü. İşleten. İstismar eden kimse. Sömürü yapan kişi ya da ülke. İşletmeci. Kullanan kimse. Kullanan. Sömüren. İşleten kimse.

Exploiters : Sömüren. İstismarcı. İşleten kimse. Sömürücü. Kullanan kimse. Kullanan. İstismar eden kimse. İşleten. İşletmeci.

Unexploited : İşletilmeyen. İstismar edilmemiş. Avantaj elde edilmemiş. Sömürülmemiş. Atıl.

Vinca alkoloites : Antineoplastik amaçlı kullanılan vinca rosea bitkisinden elde edilen ilaçlar. Vinsa alkaloitleri.

İngilizce Loitering Türkçe anlamı, Loitering eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Loitering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pick slide : İcra esnasında penanın kenarının sargılı tellere dik açılı olarak sürtülmesi yöntemi.

Scrape : Zar zor başarmak. Sürtmek. Kıt kanaat geçinmek. Kazıyarak çıkartmak. Kazıyarak temizlemek. Sürtünmek. Çıkmaz. Zar zor geçinmek. Çizik. Kazıma sesi.

Friction : Sürtüşme. Anlaşmazlık. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir yüzeyin başka bir yüzey üzerinde devinebilmesi için yenilmesi gereken direnç. Bir cismin başka bir cisme değerek geçmesinde ya da bir ortam içindeki deviminde hız azaltıcı olay. Sürtünme. Masajda uygulanan ovma hareketi, friksiyon. Ovalama. Friksiyon.

Fooling around : Maskaralık etme. Aylak aylak dolaşmak. Maskaralık etmek. Oyalanmak.

Saunter : Sallana sallana yürümek. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezinme. Tembel tembel gezinmek. Boş boş gezmek. Dolaşmak. Gezinme. Aylak aylak gezinmek. Dolanıp durmak.

Gallivanting : Maskaralık etme. Gezip tozmak. Gününü gün etmek. Eşek şakası. Eğlence peşinde koşmak. Hovardalık etmek.

Frictional : Sürtünmeye ilişkin. Sürtünme ile ilgili. Sürtünmesel. Sürtünme ile elde edilen. Friksiyonel. Sürtünmeli. Sürtünme. Sürtünmeye ait. Sürtünme (ile ilgili).

Loafing : Boş gezme.

Fretting : Yiyip bitirmek. Aşınma. Sinirlendirmek. Kızmak. Eskitmek. Titreşimli aşınma. Üzülmek. Telli çalgılara perde boğumu takmak. Kendi kendini yemek. Yenme.

Timewasting : Mantıklı veya makul bir zaman periyodu içerisinde bir oyunu tekrar başlamaktan veya devam etmekten alıkoyan hareket veya hareketsizlik. Rakibin skor yapmasını önlemek için maçın sonlarına doğru oyunu yavaşlatma taktiği. (spor) zamanı boşa geçirme.

 

Loitering synonyms : idling, rub, grinding, sauntering, sullen, rubbings, rubbing, dawdling, grindings, threatening, wandering, sauntered, wanderings, frictions, unsteady, saunters, heavy, cloudy, time wasting, tottery.

Loitering zıt anlamlı kelimeler, Loitering kelime anlamı

Steady : Dönmez. Sabit durum. Sevgili. Kız arkadaş. Akıllı uslu. Kıpırdamamak. Sabit. Doğru yolda tutmak. Ciddi. Dost.

Clear : Defolmak. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Silmek. Açıkça. Berrak. Temiz. Duru. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Uzağa. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin.