Loitered türkçesi Loitered nedir

Loitered ingilizcede ne demek, Loitered nerede nasıl kullanılır?

Loiterer : Aylak dolaşan kimse. Boş gezen. Aylakça dolaşan kimse. Başıboş dolaşan. Boş gezen kimse. Aylak.

Loiterers : Aylak. Boş gezen kimse. Başıboş dolaşan. Aylakça dolaşan kimse.

Loiter : Sürtmek. Gezmek. Dolaşmak. Aylak aylak dolaşmak. Yolda oyalanmak. Aylakça dolaşmak. Sallanmak. Oyalanmak.

Loitering : Aylaklık etme. Sürtme. Aylak aylak dolaşma. Zaman harcama. Amaçsızca vakit geçirme. Giremez. Boşa zaman harcama.

Loiteringly : Aylaklık ederek. Boş boş. Boşa zaman harcayarak. Hiçbir şey yapmadan.

Declaration of exploitation changements : İşletme değişiklikleri bildirgesi. Özdeş girişim ya da işletmede bulunan iş yerlerinin sayısında oluşan artış ya da azalışların ilgili vergi örgütlerine açıklanması için düzenlenen bildirge.

Deloitte touche tohmatsu : Dünya çapındaki genel merkezi manhattan'da (new york city, abd) olan dünyanın dört büyük muhasebe denetmeni şirketlerinden biri (eski adı deloitte & touche'dir).

Economic exploitation : Ekonomik sömürü.

Exploitee : Sömürge. İstismar edilen kimse. Kullanılan kimse.

Loiters : Dolaşmak. Gezmek. Aylak aylak dolaşmak. Oyalanmak. Yolda oyalanmak. Sallanmak. Aylakça dolaşmak. Sürtmek.

 

İngilizce Loitered Türkçe anlamı, Loitered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loitered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gad : Eğlence peşinde koşmak. İsrail'in 12 kabilesinden biri. Sivri uçlu demir. Erkek ismi (ibranice). Üvendire. Serserilik yapmak. Sivri demir. Gad kabilesi. Jacob'ın oğlu (incil'le ilgili).

Chafe : Kızmak. Sürtünmek. Yıpratmak. Kızdırmak. Gücenmek. Rahatsız etmek. İllet olmak. Yaralamak. Ovalamak.

Cruise : Seyretmek. Gemi gezisi. Yol almak. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Gemiyle gezmek. Gemi ile dolaşmak. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Ağır ağır gitmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Turistik gemi yolculuğu.

Gall : Sürterek yara yapmak. Bitkilerde, böcek ya da mantar gibi organizmaların sebep olduğu anormal gelişen yapılar. Kızdırmak. Öd. Sinirlendirmek. Kin. Safra. İncinmek. Nefret.

Galled : Yara olmak. Gücendirmek. Yaralı. Sürterek yara yapmak. İncinmek. Kızmak. Yaralanmış. Ovalamak. Kızdırmak.

Bat around : Tartışmak. Koşuşturmak. Sağa sola koşturmak. Oradan oraya koşturmak. Oradan oraya gitmek. Gezinmek.

Dillydallies : Başka bir zamana bırakmak. Geciktirmek. Vakit öldürmek. Ertelemek. (argo) oyalanmak. Zaman geçirmek. Ağır davranmak. Ayak sürümek.

Lollygags : Boş boş oturmak. Zaman öldürmek. Boş dolaşmak. Zaman harcamak. Flört etmek (argo terim). Boşa zaman harcamak.

Fool around : Şakalaşmak. Siftinmek. Tembellik etmek. At koşturmak. Çevresine şakalar yapmak. Abesle uğraşmak. Aptallık etmek. Dalgasına bakmak.

 

Loafs : Ekmek somunu. Boş gezmek. Haylazlık etmek. Boş gezinmek. Başıboş dolaşmak. Avarelik etmek. Kaytarmak. Aylakça vakit geçirmek. Somun.

Loitered synonyms : gadding, knock about, ventilated, loaf, enchafe, bob, fool about, be amused, horse around, be slung from, jaunted, ambulate, galls, loafed, circuit, circuited, delay, dawdled, enchafing, jaunt, dilly dallying, itinerate, ambulates, monastical, go about, be pleased with, circuiting, do, cloistral, chafes, gads, gadded, dallies.

Loitered zıt anlamlı kelimeler, Loitered kelime anlamı

Unventilated : Temiz havsı olmayan. Vantilatörsüz. Havasız. Bir şey için ifade edilmemiş. Temiz havasız. Havalandırmasız. Havalandırılmamış.

Worldly : Maddi. Dünyevi. Maddeci. Dünyasal. Pişkin. Dünya zevklerine düşkün. Maddecilik.