Loiter türkçesi Loiter nedir

Loiter ile ilgili cümleler

English: Mammy, you are an exploiter!
Turkish: Anne, sen bir sömürücüsün!

Loiter ingilizcede ne demek, Loiter nerede nasıl kullanılır?

Loitered : Oyalanmak. Sallanmak. Gezmek. Aylakça dolaşmak. Dolaşmak. Sürtmek. Aylak aylak dolaşmak. Yolda oyalanmak.

Loiterer : Aylakça dolaşan kimse. Boş gezen. Başıboş dolaşan. Aylak dolaşan kimse. Aylak. Boş gezen kimse.

Loiterers : Aylakça dolaşan kimse. Başıboş dolaşan. Aylak. Boş gezen kimse.

Loitering : Sürtme. Aylaklık etme. Boşa zaman harcama. Aylak aylak dolaşma. Amaçsızca vakit geçirme. Zaman harcama. Giremez.

Loiteringly : Boşa zaman harcayarak. Hiçbir şey yapmadan. Boş boş. Aylaklık ederek.

Economic exploitation : Ekonomik sömürü.

Exploiter : İşleten. İstismarcı. Sömürgeci. Sömüren. Kullanan kimse. İstismar eden kimse. Sömürücü. İşletmeci. İşleten kimse.

Vinca alkoloites : Vinsa alkaloitleri. Antineoplastik amaçlı kullanılan vinca rosea bitkisinden elde edilen ilaçlar.

Loiters : Sallanmak. Yolda oyalanmak. Gezmek. Sürtmek. Dolaşmak. Aylak aylak dolaşmak. Oyalanmak. Aylakça dolaşmak.

Exploitee : İstismar edilen kimse. Sömürge. Kullanılan kimse.

 

İngilizce Loiter Türkçe anlamı, Loiter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loiter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get about : Gezinmek. Yayılmak (haber veya söylenti). Oradan oraya koşuşturmak. Gidip gelmek. Duyum almak. Yürümek. Yayılmak (söylenti). Seyahat etmek.

Be slung from : Asılı durmak.

Dilly dallying : Oyalanma. İşi ağırdan almak. Vakit öldürmek.

Footle : Aylaklık etmek. Aptallık. Ahmaklık. Aptalca konuşmak. Boşa harcamak. Saçmalık.

Loafs : Boş gezinmek. Avarelik etmek. Başıboş dolaşmak. Boş gezmek. Haylazlık etmek. Ekmek somunu. Kaytarmak. Aylakça vakit geçirmek. Somun.

Ambulated : Dolaşıp durmak. Yürümek.

Circulates : Tedavül etmek. Tamim etmek. Sürümde olmak (para). Deveran etmek. Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Dolaşmak (kan veya hava). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Yayılmak. Yaymak. Devirdaim olmak.

Chafes : Ovuşturmak. Yıpratmak. Aşınmak. Gücenmek. Ovarak aşındırmak. Rahatsız olmak. Sürterek aşındırmak. Berelenmek. Yaralamak.

Cruised : Yol almak. Seyretmek. Gemi ile dolaşmak. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Seyir etmek. Gemiyle gezmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Gezinmek.

Bat around : Oradan oraya gitmek. Tartışmak. Koşuşturmak. Oradan oraya koşturmak. Gezinmek. Sağa sola koşturmak.

Loiter synonyms : jaunting, prowl, bum around, be, mill about, circulate, dangles, jaunted, lurk, delay, circuit, ambulating, gads, cruise along, hang around, daff, lollygag, dawdles, gad, circulated, lounge, loitered, ambulate, mess about, circuiting, become tangled, loaf, linger, dally, dawdle along, dallying, bob, burn daylight.

Loiter ingilizce tanımı, definition of Loiter

Loiter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be dilatory. To delay. To be slow in moving. To linger. To spend time idly. To saunter. To lag behind.