Louses türkçesi Louses nedir

Louses ile ilgili cümleler

English: These blouses are long sleeved.
Turkish: Bu bulüzler uzun kolludur.

Louses ingilizcede ne demek, Louses nerede nasıl kullanılır?

Blouses : Sarkmak. Bluz. Gömlek. Asker ceketi. Kadın gömleği. Günlük ceket.

Delouses : Bitten temizlemek. Bitlemek. Bitlerini ayıklamak.

Louse borne spotted fever : İnsanlarda bitlerin dışkılarıyla taşınan rickettsia prowazeki’nin neden olduğu hastalık. Tifüs.

Louse flies : Sıcak kanlı hayvanlarda bitler gibi asalak yaşayan, yassı başlı, geniş ve yassı karınlı, çoğu kanatsız çiftekanatlılar topluluğu; pupa doğuranlar."atsineği" çok bilinen, çok yaygın türüdür. Sinekbitleri.

Louse fly : Hippoboscidae ailesinde bulunan bir tür sinek. Bit sineği.

Louse mite : Bu akar türü sineklerin larvalarında ve saman saplarında bulunmakta, insanlarda vezikulopapüler deri yangısına neden olmaktadır, bit akarı, saman akarı, pyemotes ventricosus. Buğday böceği. Bit akarı.

Body louse : Tokken iç çamaşırların dikişleri boyunca, acıktığı zaman deriye yapışarak yaşayan, giyim güvesi başbitinden biraz daha büyük, çok açık sarı ya da kirli sarımsı renkte insan biti; vücut biti, elbise biti. Vücut biti. Giyim biti. Pediculus humanus corporis, pediculus humanus humanus, pediculus vestinenti, pediculus humanus vestimentorum’dan oluşan bit türleri, çamaşır biti.

 

Bird louse : Kanatlı hayvanlar üzerinde yaşayan ısırıcı bit türlerinin genel adı. Kuş biti. Kuşların ısıran bitleri. ısıran bitlerin herhangi biri.

Louse ointment : Bit merhemi. Bit öldürücü etkisi olan ve bitli kimselere sürülen yumuşak kıvamda ilaç.

Louse up : Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek. Acemice davranmak. İçine etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozmak. Yüzüne gözüne bulastirmak. Perişan etmek.

İngilizce Louses Türkçe anlamı, Louses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Louses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maisonnette : İçinde yalnız bir ailenin oturduğu, iki kattan oluşan ve iki katın, içerden bir ayakçakla birbirine bağlantılı olduğu konut türü. Küçük ev. İki katlı bark.

Dollhouse : Oyuncak bebek evi.

Dropkick : İğrenç kimse. Tiksindirici kimse (argo terim). Top yere düşürülerek tam sekeceği sırada yapılan vuruş (amerikan futbolu). Sektirerek vurma. Düşürme vuruş.

Adobe house : Kerpiç ev.

Dastards : Alçak herif. Alçak kimse. Adi kimse. Korkak. Korkakça.

Loft : Askı palangalarının bulunduğu ızgaraların üstü. onarımlarda buraya demir merdivenle çıkılır ve üzerinde yürünebilir. Çatı. Izgara üstü. Tavanarası. Çatıkatı. Çatı arası. Ahır üstündeki samanlık. Kilise balkonu. Güvercinlik. Yükseğe atmak.

Saltbox : Binanın ön yüzünde iki ve arka tarafında bir daire bulunan amerikan mimari tarzı (genellikle new england'da bulunan). Tuz muhafaza etmek için olan bir kutu. Tuz saklamak için kap. Tuz kabı. Ön tarafından iki arka taraftan tek katlı olan bina.

 

Wastrel : İşe yaramaz kimse. Hayta. Serseri. Iskarta. Defolu mal. Çok müsrif kimse. Savurgan kimse.

Sleep off : Uyuyarak gidermek. Uyuyarak atlatmak. Uyuyarak kurtulmak.

Louses synonyms : solar house, frat house, row house, single dwelling, sod house, soddy, fraternity house, doll's house, tract house, hunting lodge, rooming house, cootie, duplex house, home, lodge, louse, bounder, whiteout, nidering, domicile, edifice, biddies, library, dastard, semidetached house, fleas, chalet, guesthouse, dwelling house, chapterhouse, wastrels, cad, headlouse.

Louses zıt anlamlı kelimeler, Louses kelime anlamı

Keep : Yönelmek. Kayıt tutmak. Yerine getirmek. Bakım. İşletmek (otel vb). Kale. İç kale. Saklamak. Tutmak. Kalmak.

Winnings : Kazanılan para. Kumarda kazanılan para. Kazanç (para olarak). Kazanç.