Lumps türkçesi Lumps nedir

Lumps ingilizcede ne demek, Lumps nerede nasıl kullanılır?

In lumps : Top top.

Clumps : Yığmak. Küme. Ayakkabı pençesi (kalın). İndirmek. Tok ses. Kümeye eklemek. Ayak patırtısı. Yığın. Kümelemek. Grup.

Plumps : Tombullaşmak. Dolgun. Şişmanlamak. Pat diye oturmak. Pat diye söylemek. Düşme sesi. Semirtmek. Patırtı. Tombul. Şişmanlatmak.

Slumps : -e yığılmak. Kaymak (toprak). Yığılmak. Birden düşmek. Gevşemek. Suya düşmek. Ansızın düşmek. Çökmek. Birdenbire düşmek. Pat diye düşmek.

Lump coal : Topak kömür. Parça kömür.

Lump sum expenditure deduction method : Yükümlünün bildirimde bulunacağı hasılattan götürü olarak hesaplanan gider tutarının indirilmesi biçimindeki vergi matrahı hesaplama yöntemi. Götürü gider yöntemi.

Lump sum tax : Maktu vergi. Götürü vergi.

Lump sugar : Küp şeker. Kesmeşeker.

Lump sum : Defaten. Toplam hesap. Yuvarlak hesap. Toplam değişmez bedelli. Maktuen. Toplu ödeme. Götürü. Hepsi birden verilen para. Toplu para. Toptan ödenen para.

Lump everything together : Her şeyi bir araya koymak.

İngilizce Lumps Türkçe anlamı, Lumps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lumps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aliquots : Tümbölen. Bir sayıyı tam bölen sayı. Temsili miktar. 24 saatlik numuneden alınan örnek. Sıvı bölüntü. Alikuot. Tambölen. Sayıyı tam bölen. Bölüntü.

Attachment : Dostluk. Bağlanma. İlgi. Bağlılık. Arkadaşlık. İliştirme. Düşkünlük. Elkoyma. Takma. Aksesuar.

Dropsy : Bahşiş veya rüşvet. Dropsi. Ödem. Hidrops. İstiska. Bedende su toplaması. Su toplanması. Sıskalık.

Cluing : Karine. Tüyo. Aydınlatmak. İz. Bilgi vermek. Yumak. İpucu. İşaret. Hamak ipi.

Tuft : Sorguç (kuşun tepesindeki). Öbek (ot). Tepe. Püskül. Tutam. Perçem. Küme. Demet. Sıklık.

Dollop : İlaç. Bir parça. Azıcık. Bir parça veya top (dondurma).

Blockheads : Kalın kafalı. Mankafa (argo terim). Mankafa. Andaval. Geri zekalı. Aptal. Dangalak.

Globular : Globüler. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Küre biçiminde. Yuvarsıl. Yuvarsı. Yuvarlak. Katı damla biçiminde. Küresel. Küreciklerden oluşan.

Concretions : Birleşme. Betonlaşma. İçinde bulundukları tortul kayaçlardan başka bileşimindeki maddelerin, belli bir çekirdeğin çevresinde çökeltilmesiyle oluşmuş, özekteş yapılı yuvarlak, elips ya da aykırı biçimlerde yumrular. Taş. Katılaştırma. Katılaşma. Kireçtaşı yumrusu. Şiş.

Apophysis : Derinlerdeki büyük magma kütlelerinden ya da damardan yanlardaki kayaçların içine doğru kama gibi giren ve genel olarak bunlarla bağlantısı olan kol biçiminde uzantı. Genellikle kasın bağlandığı kemik üzerindeki çıkıntı. çam kozalaklarının tohum taşıyan pullarının kaidesindeki çıkıntı. s.mantar hiflerinin üreme organları altındaki çıkıntı. 4.bazı yosun (bryophyta) kapsüllerinin tabanındaki şişkinlik. Uzantı. Apofizis. Kemiksel büyüme ya da şişme (anatomi terimi). Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yumru, şiş, kamburluk. Kol uzantı. Apofiz.

 

Lumps synonyms : haematocoele, iridoncus, tumidness, oscheocele, lymphogranuloma, haematocele, hematocoele, oscheocoele, body, aggregations, intumescence, boss, condyloid, bank, blockheaded, gallnut, clew, symptom, cake, protuberance, clues, bar, oedema, barmcake, addlepated, tumidity, gob, avulsion, aggregation, cob, budgets, blockish, clump.

Lumps zıt anlamlı kelimeler, Lumps kelime anlamı

Even : Düzlemek. Düzletmek. Eşit olarak bölüştürmek. Düzeltmek. Bile. Eşit. Tesviye etmek. Düz olmak. Hatta.

Shapely : Şekilli. Yakışıklı. Düzgün. Endamlı. Biçimli. Boylu poslu. Güzel. Biçimi güzel olan.