Lunchers türkçesi Lunchers nedir

  • Öğle yemeği yiyen.

Lunchers ingilizcede ne demek, Lunchers nerede nasıl kullanılır?

Luncher : Öğle yemeği yiyen.

Lunched : Öğle yemeği. Öğle yemeği yemek. Tümsek.

Luncheon : Öğle yemeği (davet olarak verilen). Öğle yemeği yemek. Hafif yemek. Öğle yemeği.

Luncheon voucher : Yemek fişi. Öğle yemeği fişi.

Luncheonette : Amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı.

Lunch counter : Amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı. Büfe.

Be out to lunch : Aklı yerinde olmamak. Tuhaf davranmak. Aklı başka yerde olmak. Öğle yemeği için dışarı çıkmak. Aptalca davranmak. Öğle yemeği yemeye çıkmış olmak. Kafası pek çalışmamak.

Basket lunch : Piknik.

Break for lunch : Öğle yemeği tatili vermek.

Working luncheon : İş yemeği. Çalışma yemeği.

İngilizce Lunchers Türkçe anlamı, Lunchers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lunchers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cowgirl : Bir çiftlikte sığırı veya atları gözetleyen kadın. Kadın kovboy.

Buckaroo : Yoldaş. Dolar (argo terim). Herif (argo terim). Papel. Adam. Kovboy.

Cowherd : Sığır sürüsü. Sığır çobanı. Kovboy. Sığırtmaç.

Cattleman : Sığır güden kimse. Sığır yetiştiren kimse.

Vaquero : Kovboy. Çoban. Sığırtmaç.

Cowman : Sığırtmaç. Çoban. Hayvan yetiştiricisi. Çiftlik sahibi.

Buckeroo : Kovboy.

Gaucho : Atlı çoban.

Cowpoke : Kovboy.

Lunchers synonyms : rocket launcher, horse wrangler, luncher, cowpuncher, roper, ranch hand, cowhand, bazooka, wrangler, armament, cowboy.