Luncher türkçesi Luncher nedir

  • Öğle yemeği yiyen.

Luncher ingilizcede ne demek, Luncher nerede nasıl kullanılır?

Lunchers : Öğle yemeği yiyen.

Lunched : Öğle yemeği. Öğle yemeği yemek. Tümsek.

Luncheon : Öğle yemeği yemek. Hafif yemek. Öğle yemeği. Öğle yemeği (davet olarak verilen).

Luncheon voucher : Öğle yemeği fişi. Yemek fişi.

Luncheonette : Amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı.

Lunch hour : Öğle tatili.

Basket lunch : Piknik.

Luncheons : Öğle yemeği yemek. Öğle yemeği. Öğle yemeği (davet olarak verilen). Hafif yemek.

Bag lunch : Farklı bir yerde yenmek üzere paketlenmiş hafif akşamüstü yemeği. Evde hazırlanıp getirilmiş yemek. Evde hazırlanıp getirilmiş öğle yemeği. Evden getirilmiş yemek. Kesekağıdında öğle yemeği. Evden getirilmiş öğle yemeği.

Be out to lunch : Öğle yemeği için dışarı çıkmak. Aklı başka yerde olmak. Tuhaf davranmak. Öğle yemeği yemeye çıkmış olmak. Aptalca davranmak. Kafası pek çalışmamak. Aklı yerinde olmamak.

İngilizce Luncher Türkçe anlamı, Luncher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Luncher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feeder : Şebeke hattı. Besleme kablosu. Besi hayvanı. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar. Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Anayolu besleyen yan yol. Kesim ağırlığına ulaşıncaya kadar beslenilmek amacıyla satın alınan genç çiftlik hayvanı. Verici yayaçtaki resim ve ses imlerini, yayınlanmak üzere, bu vericinin dalgalığına ulaştıran kablo. Öfkelendirmek. Biberon.

 

Eater : Yiyen kimse.

Luncher synonyms : lunchers.