Lunt türkçesi Lunt nedir

Lunt ile ilgili cümleler

English: After a lengthy trial, the woman was sentenced to 5 years in prison for involuntary manslaughter.
Turkish: Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.

English: Ali and Mary are unpaid volunteers.
Turkish: Ali ve Mary ücretsiz gönüllülerdir.

English: Ali certainly isn't going to volunteer.
Turkish: Ali kesinlikle gönüllü olmayacak.

English: Ali and Mary were volunteers.
Turkish: Ali ve Mary gönüllüydü.

English: Ali began working as a volunteer at the homeless shelter while he was still in high school.
Turkish: Ali hâlâ lisede iken evsizler barınağında bir gönüllü olarak çalışmaya başladı.

Lunt ingilizcede ne demek, Lunt nerede nasıl kullanılır?

Become blunt : Körelmek. Kütleşmek. Körleşmek.

Blunt : Köreltmek. Anlayışsız. Kör (bıçak vb). Açık. Azaltmak. Küt. Körelmiş. Kör. Lafını esirgemeyen. Kaba.

Blunt dissection : Küt diseksiyon. Künt disseksiyon. Kanama olmaması için dokuların küt olarak ayırt edilmesi.

Blunt drill : Kör burgu.

Blunt end : Endonükleaz enzimleri ile kesilen iki dna ipliğinin aynı hizada sonlanmış uçları. Küt uç.

Blunting : Düzleştirme. Kütleştirme. Kesmek (iştah vb). Küntleşme. Köreltmek. Baskılama.

 

Blunted : Kör keskin olmayan. Esrar içip kafası uçmuş. Köreltmek. Baskılanmış. Kesmek (iştah vb). Küntleşmiş. Körleşmiş.

Blunt end ligation : Küt uç bağlama. Herhangi iki çift dna molekülünün uçlarından birbirine eklenmesi tekniği. küt uç ligasyonu.

Bluntly : Dobra dobra. Açık açık. Açıkça.

Bluntest : Körletmek. Körleştirmek. Körelmiş. Köreltmek. Kör. Duygusuz. Kör (bıçak). Açık sözlü. Kör (bıçak vb). Patavatsız.

İngilizce Lunt Türkçe anlamı, Lunt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anneal : Tavlamak (metalurji terimi). Yumuşatmak. (metal) tavlamak. Tav. Tavlamak. Tav vermek. Sertleştirmek. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek.

Reek : Buhar çıkarmak. Kokutmak. Tütme. Buğulanmak. Koku sinmek. Kötü koku. Leş gibi kokmak. Pis kokmak. Kötü kokmak.

Deflagrate : Tutuşuvermek. Birden ateş alıp tutuşmak. Parlama. Parlamak. Alev almak.

Bites : Dişlemek. Kavramak. Aşındırmak. Sokmak. Acımak. Isırmak. Oltaya gelmek. Acıtmak. Zokayı yutmak.

Fumed : Tütsülemek. Kudurmak. Hiddetlenmek. Burnundan solumak. Tütmek.

Emblazing : Tutuşturulma. Ateşe vermek. Alevlendirme. Alevlendirmek. Aydınlatılma. Ateşlemek.

Flambeaus : Şamdan. Fener. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Smogs : Kirli hava. Sis. Endüstri sisi. Kirli hava kütlesi. Koyu duman. Dumanlı sis. Duman-sis. Sisle karışmış duman.

Cauterising : Kavurmak. Kostik bir madde ile ölü dokuyu yakmak. Koterize etmek. (tıp veya medikal terimi) dağlayarak tedavi etmek. Isıyla aşındırmak. Dağlamak. Isı uygulayarak kanamayı durdurmak (ayrıca cauterize). Hissizleştirmek. Sıcak bir demirle yakmak.

 

Haze : Pus. Müphemlik. Sis. İnce duman. Bulanıklık. Şüphe. Hafif sis. İnce sis. Uğraşmak.

Lunt synonyms : alfred lunt, deflagrates, burn up, torches, belched, hazed, enkindling, enflaming, smoke, cresset, cauterise, smog, flambeaux, anneals, deflagrating, mist, cauterizes, hazes, enkindle, torch, burns, burn, firebrand, cauterize, firebrands, deflagrated, cauterizing, enkindled, brume, cauterized, smokes, combusted, fume.

Lunt ingilizce tanımı, definition of Lunt

Lunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The match cord formerly used in firing cannon.