Lycopin türkçesi Lycopin nedir
- Domateste ve diğer meyvelerde bulunan kırmızı karotenoit pigmenti.
- Likopen.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Lycopin ingilizcede ne demek, Lycopin nerede nasıl kullanılır?
Lycopene : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Likopen. Domateste ve diğer meyvelerde bulunan kırmızı karotenoit pigmenti. Karotenoit yapıda, yaprak ve domatesle diğer bitkilere açık rengini veren, son yıllarda yapılan bazı araştırmalarda, farelerde oluşturulan bazı kanser türleri üzerine tedavi edici etkisinin olduğu öne sürülen pigment.
Lycoperdon : Likoperdon.
Lycopod : Kurtayağı.
Lycopodium : Yosuna benzeyen herzaman yeşil bitkilerin dik yada yatık cinsi. Kurdayağı tozu.
Glycopenia : Dokularda şeker eksikliği. Glikopeni.
Glycoprotein p : Proksimal tubulustan az sayıda ilacın salgılanmasında rol oynayan özel bir taşıyıcı. mdr-1, çoğul ilaç rezistansı gen ürünü. P glikoprotein.
Glycoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat ve holoprotein içeren protein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Glikoprotein.
Glycophorin : Kırmızı kan hücre zarında, zar boyunca bulunan protein. Glikoforin.
Aglycone : Glikozitin hidrolizi ile oluşturulan bileşik (kimya). Aglikon.
Glycopolisaccharide : Bakteri ve bazı mikroorganizmaların hücre duvarı yapısında bulunan monosakkarit türevi ve peptit kompleksinden oluşan polisakkarit. Glikopolisakkarit.
İngilizce Lycopin Türkçe anlamı, Lycopin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lycopin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Gypsywort : Sahil kurt ayağı.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Lycopin synonyms : family lamiaceae, lamiaceae, family labiatae, water horehound, asterid dicot genus, lycopus virginicus, lycopus americanus, genus lycopus, lycopus europaeus, mint family, gipsywort, a site, lycopene, aardvarks, support, abiotic environment, a cell, anchor, labiatae, backbone, abiotic factor, mainstay, linchpin, aardvark, a chromosome, bugleweed, keystone.

Bu kısımda Lycopin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lycopin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lycopin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lycopin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.