Lymphocytes türkçesi Lymphocytes nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Lenfositler.
  • Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. b lenfositleri, t lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (nk) oarak gruplandırılırlar. ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. lenf hücresi.

Lymphocytes ingilizcede ne demek, Lymphocytes nerede nasıl kullanılır?

B lymphocytes : B lenfositleri. Balıklarda dalak ve böbrekte, memelilerde kemik iliğinde olgunlaşan, hümoral bağışıklıktan birinci derecede sorumlu olan, antikor üreten plazma hücrelerini oluşturan lenfositler. bir antijen tarafından uyarıldığında yardımcı t hücreleri ve makrofajlarla ilişkiye geçer, çoğalır ve farklılaşarak plazma hücreleri ve bellek hücrelerini oluştururlar, b hücreleri. Antijenle uyarılma sonucu hümoral antikorlar sentezleyip salgılayan küçük lenfositler. b hücreleri.

Intraepidermal lymphocytes : Derideki tüm t lenfositlerin yaklaşık % 2'sini oluşturan deri bağışıklık sistemi hücreleri. İntraepidermal lenfositler.

Large granular lymphocyte lgl : Büyük granüler lenfosit. Lgl.

B lymphocyte : B lenfositler. Memelilerde kemik iliğinde, kuşlarda bursa fabricius’ta olgunlaşan, antikor üreten plazma hücrelerine dönüşebilen, humoral bağışıklıktan sorumlu olan bir lenfosit alt tipi, b hücresi. B lenfosit.

 

Cytotoxic t lymphocyte : Sitotoksik t lenfosit. Hücreye bağımlı bağışıklık ile ilgili ana hücre türü. Öldürücü t lenfosit. Öldürücü t hücreleri. Ctl (immünoloji). Kanserli veya enfekte hücreleri öldüren bağışıklık sistemi. Sitotoksik t lenfositi.

Lymphocytic leukemeia : Lenfositik lösemi. Lenfoid dokuların aşırı aktivasyonu ve lenfosit veya lenfoblastların çoğalmasıyla belirgin lösemi, lenfojen lösemi, lenfoid lösemi, lenfatik lösemi.

Suppressor t lymphocyte : Supresor t lenfosit. Baskılayıcı t lenfosit.

Lymphocytic thyroiditis : Lenfositik tiroit bezi yangısı. Köpekler ve maymunlarda gözlenen yaygın lenfosit infiltrasyonuyla ve fazla miktarda eozinofilik sitoplazmaya sahip oksifil hücrelerle belirgin, insanlardaki hashimoto hastalığına büyük oranda benzerlik gösteren tiroit bezi yangısı, immün aracılı tiroit bezi yangısı. köpeklerde de insanlardaki gibi poligenik özellikte kalıtsallığın söz konusu olduğu düşünülür.

T lymphocyte : T lenfositi. T lenfosit. Lenf düğümlerinde, dalakta ve kanda bulunan, antikor teşekkülüne yardım ederek hücresel bağışıklık tepkimelerine katılan, hücre yüzeyinde özel antijen alıcıları bulunan ve sadece hücre yüzeyine gelen yabancı antijenlere reaksiyon gösteren, sitotoksik t hücreleri, yardımcı t hücreleri, bastırıcı t hücreleri gibi tipleri bulunan, memelilerin timüsünde oluşan küçük bir lenfosit. t hücresi. T hücresi.

Lymphocytic parathyroiditis : Lenfositik paratiroit yangısı. Paratiroit bezinde yaygın ve yoğun lenfosit infiltrasyonu, parenkim fibrozisiyle belirgin otoimmün bir hastalık. köpeklerde hipoparatiroidizmin en önemli nedenlerinden biridir.

 

İngilizce Lymphocytes Türkçe anlamı, Lymphocytes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lymphocytes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Plasma cell : Plazma hücre hastalığı. B lenfositlerinden oluşan antikor salgılayan hücre, plazmosit. Plazma hücresi. Plazma hücre diskrazisi. B lenfositten gelişen ve bağışıklık sisteminin antikor salgılayan hücreleri. plazmosit.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Leukocyte : Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Lökosit.

Wbc : Wbc. Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc.

Lymphoblast : Lenfoblast. Lenfoyit dokulardaki olgun lenfositlere bölünen öncü hücreler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

T lymphocyte : Lenf düğümlerinde, dalakta ve kanda bulunan, antikor teşekkülüne yardım ederek hücresel bağışıklık tepkimelerine katılan, hücre yüzeyinde özel antijen alıcıları bulunan ve sadece hücre yüzeyine gelen yabancı antijenlere reaksiyon gösteren, sitotoksik t hücreleri, yardımcı t hücreleri, bastırıcı t hücreleri gibi tipleri bulunan, memelilerin timüsünde oluşan küçük bir lenfosit. t hücresi. T lenfosit. T hücresi. T lenfositi.

White blood corpuscle : Lökosit. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.

Lymphocytes synonyms : plasmacyte, lymph cell, systema lymphaticum, abiotic factor, b cell, aardvark, white corpuscle, white cell, aardwolf, aardvarks, t cell, white blood cell, acacia, a chromosome, lymphatic system, leucocyte, a site, b lymphocyte, a cell, abductor muscle, abramis zone, abiotic environment, a cells.