T lymphocyte türkçesi T lymphocyte nedir
- T lenfosit.
- Lenf düğümlerinde, dalakta ve kanda bulunan, antikor teşekkülüne yardım ederek hücresel bağışıklık tepkimelerine katılan, hücre yüzeyinde özel antijen alıcıları bulunan ve sadece hücre yüzeyine gelen yabancı antijenlere reaksiyon gösteren, sitotoksik t hücreleri, yardımcı t hücreleri, bastırıcı t hücreleri gibi tipleri bulunan, memelilerin timüsünde oluşan küçük bir lenfosit. t hücresi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- T lenfositi.
- T hücresi.
T lymphocyte ingilizcede ne demek, T lymphocyte nerede nasıl kullanılır?
T : Ton. Yüzey geriliminin simgesi. İngiliz alfabesinin yirminci harfi. Tonun simgesi. Mutlak sıcaklığın simgesi. Kuyumcu tartısının simgesi.
Lymphocyte : Genelde organizmanın yabancı proteinlere karşı korunmasında, doku ve organ nakillerinde doku uyşmazlığı ve ret olaylarında rol oynayan, kronik yangılarda ve ivegen enfeksiyonların iyileşme evresinde sayıları artan, sitoplazmalarında granül içermeyen kan, lenf ve lenfoid dokuda bulunan bağışık cevaba katılan bir akyuvar tipi. hücresel bağışıklıkta rol alan t lenfositleri ve antikor oluşturarak humoral bağışıklıka görev alan iki tipi vardır. lenfositlerin % 2si dolaşımdaki kanda, büyük bir kısmı ise kan yapan organlarda ve bağ dokuda bulunur. Ak kan hücresi. Akyuvar. Akkanyuvar. Lenfosit. Akkangöze.
Cytotoxic t lymphocyte : Öldürücü t lenfosit. Öldürücü t hücreleri. Hücreye bağımlı bağışıklık ile ilgili ana hücre türü. Sitotoksik t lenfosit. Ctl (immünoloji). Kanserli veya enfekte hücreleri öldüren bağışıklık sistemi. Sitotoksik t lenfositi.
Suppressor t lymphocyte : Supresor t lenfosit. Baskılayıcı t lenfosit.
T antigens : Tümör veya transforme hücrelerle ilişkili viral proteinler. T-antijenleri.
T bone steak : T kemikli biftek.
T belt : Kesiti yamuk biçiminde, içi bezli lastikten yapılma güç aktarma kayışı. V-kayışı. T-kayışı.
İngilizce T lymphocyte Türkçe anlamı, T lymphocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak T lymphocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
T cell : T hücreleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sülük segment gangliyonlarında dokunmaya cevap veren duygu hücresi. t lenfositi. T lenfositler.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
T lymphocyte synonyms : abramis zone, a chromosome, aardvarks, t cells, a cell, abiotic factor, abacus bodies, abductor muscle.

Bu kısımda T lymphocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede T lymphocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce T lymphocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz T lymphocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.