Mağara kesmek nedir, Mağara kesmek ne demek

Teknik terim anlamı:

Kayalığı oyarak mağara meydana getirmek.

Mağara kesmek anlamı, kısaca tanımı

Mağar : Pınar, çeşme

Kesme : Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

Kesmek : Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

 

Mağara : Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Getirme : Getirmek işi.

Kayalı : Bitlis ili, Sağınlı bucağına bağlı bir yer. Giresun ilinde, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırıkkale ilinde, Yoğuntaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Karapınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Kızılören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye kenti, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Yakakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Bucak bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şırnak kenti, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak şehri, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.

Diğer dillerde Magnifikasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Magnifikasyon ne demek ? : magnification